Translate

20 Ağustos 2021 Cuma

Afganistan için bir Uluslararası Tugay örgütlenebilir mi?

 


Afganistan’da bütün dünyanın gözleri önünde tarihin en korkunç insanlık dramlarından biri yaşanıyor. 21. yüzyılda dünyayı ve insanlığı yeniden karanlığa hapsetmeye çalışan güçler, Kabil’de zaferlerini kutluyorlar.

 

Fakat Afganistan’dan yer yer direniş sesleri de yükseliyor ve Taliban’ın Afganistan’ı o kadar kolay ele geçiremeyeceği anlaşılıyor. Muhtemelen Taliban bu nedenle kendisini dünyaya “itidalli ve ılımlı” mesajlar vermek zorunda hissediyor.

 

Fakat sorun yalnızca Afganistanlıların sorunu mu? Biz sadece Taliban’a lanetler yağdırıp, olup bitenleri “dışarıdan” gözlemekle mi yetineceğiz?  

 

BİR ZAMANLAR DÜNYA

 

Kimilerine inanması güç gelebilir fakat sadece birkaç kuşak öncesine kadar dünyamız bu kadar bencil, bu kadar bana dokunmayan yılan bin yaşasıncı bir dünya değildi. İnsanlar yalnızca kendileri ve ailelerine değil, içinde yaşadıkları dünyaya ve diğer insanlara karşı da sorumluluk hissederlerdi.

 

Bunun en somut örneklerinden biri “Uluslararası Tugay” deneyimidir. 1936 Eylül’ünde Fransız lider Maurice Thorez, Franko’ya karşı İspanyol Cumhuriyetçilerin yanında savaşmak için gönüllülerden oluşan bir “uluslararası tugay” kurulmasını önermiş, İtalyanların desteğiyle uluslararası tugay kurulması için çalışmalar başlatılmıştı.

 

Ekim ayında birçok ülkede İspanyol Cumhuriyetçilere yardım komiteleri örgütlenmiş ve gönüllüler toplanmıştı. Çeşitli ülkelerin emekçileri ve aydınlarından oluşan gönüllüler önce Fransa’ya, buradan da tren ve gemilerle İspanya’ya geçtiler. Böylece 53 ülkeden 35 bin gönüllü uluslararası tugaya katıldı.

 

Acaba bugün Afganistan için böyle bir çağrı yapılamaz mı?

 

ULUSLARARASI TUGAY DÜNYAYI AYDINLATMIŞTI

 

Savaş Franko güçlerinin lehine gelişti ve faşistler karşısında 10 bin kadar kayıp veren Uluslararası Tugay dağıldı ama yaşanan deneyim daha sonraki yarım yüzyıl boyunca dünyayı aydınlattı.

 

Tugay’da görev alanlar, hemen bir yıl sonra patlak veren İkinci Paylaşım Savaşı’nda faşistlerin yenilmesinde büyük katkılarda bulundular. Yine birçok Tugay gönüllüsü, İkinci Savaş sonrasında daha eşitlikçi ve adil bir dünyanın kuruluşuna katıldılar.

 

1970’li yıllarda sermayenin Reagan – Thatcher ekürüsi eliyle başlattığı neoliberal saldırı, Uluslararası Tugay geleneğinin bütün kazanımlarını yok etti ve dünyayı 21. yüzyılda IŞİD’le, El-Kaide’yle, El Nusra’yla, Taliban’la, Boko Haram’la ve karanlığın diğer güçleriyle tanıştırdı.  

 

KRİZİ FIRSATA ÇEVİREBİLİR MİYİZ?

 

Bilindiği gibi sermayenin sözlüğünde “krizi fırsata çevirmek” diye bir deyim vardır. Örneğin pandemi çıkar, sermaye hemen fırsattan istifade esnek çalışma modellerini güçlendirir; orman yanar, sermaye hemen yanan alanları imara açtırmaya çalışır; sel veya deprem felaketi olur, sermaye borçlarını erteletir veya sildirir…

 

Acaba dünya halkları ve emekçiler de Afganistan krizini, dünyayı kurtarabilmek, neoliberal saldırıyı durdurup, 21. yüzyılda yeniden daha adil ve eşitlikçi, daha yaşanılası bir dünya kurabilmek için bir fırsata çevirebilir mi?

 

Hep sermaye mi krizleri fırsata çevirecek? Afganistan krizi karanlık güçlerle hesaplaşmak için bir fırsata çevrilemez mi?

 

Bugün aynı İspanya İç Savaşı’nda olduğu gibi Afganistan için bir Uluslararası Tugay örgütlenmesi talebi çok “meşru” bir taleptir. Dünyanın her yerinden daha iyi bir dünya için bir araya gelecek binlerce “gönüllü”, Taliban’ından Boko Haram’ına bütün karanlık güçleri temizleyebilir, geleceğimizi aydınlatabilir.  

 

Gelin Afgan göçünü tersine çevirelim, biz Taliban’a ve ardındaki kapitalist – emperyalist güçlere haddini bildirmek için Afganistan’a gidelim. Dedelerimizin yaptığını biz de yapalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder