Translate

2 Şubat 2026 Pazartesi

ATOB ve TOB Bültenleri Seçkisi

 


Bu seçki, 1975 – 1977 yılları arasında aylık olarak yayınlanan Ankara Tabip Odası Bülteni ve Ankara ve İzmir Tabip Odaları Bülteni sayılarından oluşturuldu.

Bülten önce 1975 yılında Ankara Tabip Odası Bülteni (ATOB) olarak yayınlanmaya başladı. İlk sayısı Ekim 1975'te çıkan bültenin “İlk Sayıda” başlıklı tanıtım yazısında, ATOB'un 3 bin adet basıldığı ve Ankara dışında Bursa, Diyarbakır ve Adana'da dağıtıldığı bilgisi yer alıyordu.

31 Ocak 2026 Cumartesi

Genç işsizliğine Marksist yaklaşım

 

Türkiye'nin en köklü yüksek öğretim kurumu olan İstanbul Üniversitesi'nin hocaları, birkaç yıl önce diploma verdikleri öğrencilerini, bitirdikleri okulların önünde güvenlik görevlisi olarak gördüklerinde şaşırmıyor, hatta iş bulabildiklerine seviniyorlar. Artık TÜİK'in dahi gizlemekten vazgeçtiği “genç işsizliği”, herkesin kabullendiği bir gerçeklik haline geldi. Hatta son yıllarda bu gerçek, literatüre “ev genci” kavramını tanıştırdı.

“Ne eğitimde, ne işte” ifadesiyle tanımlanan “ev genci” kavramı, 2000'li yıllarda istatistiklere girmeye başladı. AB ülkelerinde bu kapsamdaki 15 – 24 yaş grubu genç nüfus 4.3 milyonu aşarken, Türkiye'de 3 milyona yaklaşıyor. OECD ortalaması yüzde 12 – 13 kadarken, Türkiye OECD ülkeleri içinde Güney Afrika Cumhuriyeti'nden sonra en çok ev gencine sahip ülke (yüzde 26,7).

28 Ocak 2026 Çarşamba

Pandemilerin Hatırlattığı Gerçek: Sağlığın Sınıfsal Belirleyicileri

 


ÖZ: Kapitalist üretim tarzının, kar maksimizasyonunu hedefleyen yapısı, kamusal olarak nitelediğimiz sağlık gibi değerlerin metalaşmasına ve genel anlamda toplumsal eşitsizliklere yol açmıştır. COVID-19 pandemisi gibi küresel krizler, kapitalizme içkin sorunları daha fazla görünür kılması açısından dikkat çekicidir.

Kapitalizmde süregelen toplumsal eşitsizlikler ile pandemide oluşan tahribatın büyüklüğü arasındaki ilişkiye odaklanan bu makale, pandeminin sınıfsal etkilerini ayrıntılandırmayı ve bir üretim tarzı olarak kapitalizmi sorgulamayı amaçlamaktadır. Çalışmada sağlığın toplumsal belirleyicileri, nicel ve nitel veriler ışığında ele alınarak, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitim seviyesi, çalışma koşulları, barınma ve çevresel faktörler gibi unsurların sağlık üzerindeki etkileri derinlemesine incelenecektir. Bu yönüyle makale, sağlığın bireysel bir mesele olmadığını, toplumsal, ekonomik ve çevresel faktörlerle ilişkisini vurgulamaktadır. Makalede, COVID-19 pandemisinin yanı sıra 1918-1920 yılları arasında yaşanan İspanyol Gribi örneğiyle söz konusu ilişkisellik, tarihselci yöntemle ele alınarak, kapitalist üretim ilişkilerinin, kriz anlarında toplumsal eşitsizlikleri nasıl daha da derinleştirdiği serimlenecektir.

Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Sağlığın Toplumsal Belirleyicileri, COVID-19 Pandemisi, İspanyol Gribi, Toplumsal Eşitsizlikler.

26 Ocak 2026 Pazartesi

Bilimin içine düştüğü sefalet artık gizlenemiyor

Şöyle bir düşünün, son yıllarda okuduğunuz gazetelerde, izlediğiniz haber programlarında akademide yeni bir “skandal” haberine tanık olmadığınız tek gün oldu mu? Kaldı ki sizin tanık olduklarınız muhtemelen “buzdağının tepesidir”, her gün o kadar çok skandal yaşanıyor ki, medya bunların çok küçük bir bölümünü kamuoyuna yansıtabiliyor. Üniversitelerde “adrese teslim” kadro ilanları, dekan ve rektörlerin eşlerine koltuk tahsis etmeleri, ihale yolsuzlukları, sahte akademisyenler filan artık “haber değeri” taşımıyor.

24 Ocak 2026 Cumartesi

Kanadalı halk sağlıkçılar "yeni bir sol parti" diyor

 


Geçtiğimiz haftalarda, kısa bir süre öğrencisi olma şansına eriştiğim Dennis Raphael ve meslaktaşı Rozhin Amin, “Geç Kapitalizm ve Kanada'daki Yaşam ve Çalışma Koşullarındaki Çoklu Kriz: Sağlık Açısından Etkileri ve Yanıt Yöntemleri” (Late-Stage Capitalism and the Canadian Polycrisis in Living and Working Conditions: Implications for Health and Means of Responding) başlıklı bir makale yayınladılar.

Yazarlar neoliberal politikaların Kanada'da, sermaye birikiminin zorunlulukları ile toplumsal yeniden üretim arasındaki çelişkilerden kaynaklanan, sağlığın sosyal belirleyicileriyle ilgili bir “çoklu-krize” yol açtığını, “artan gıda ve barınma güvencesizliği”, “güvencesiz istihdam”, “genişleyen gelir ve servet eşitsizlikleri” ve “sağlık krizi” olarak tanımladıkları çoklu-krize yanıtın, sosyalist bir ekonomiye yönelen köklü reformlar gerektirdiğini savunuyorlar.