Her gün ekranlarda haklarını arayan emekçilerin ters kelepçelerle gözaltına alındığını izleyen, işçi cinayetlerine kurban gidenlerin kanının yerde kaldığını gören birçok insan, ideoloji kokan bu soruya, tereddütsüz “sermaye” yanıtı verecektir. Oysa son yıllarda Türkiye’de asıl güçlü olanın sermaye değil, işçi olduğunu apaçık ortaya seren bir deneyim yaşanıyor. Hem de hepimizin gözleri önünde...
Sağlığın ve hastalığın en önemli sosyal belirleyicisi, işçi sınıfının bilinç ve örgütlülük düzeyidir.
18 Temmuz 2026 Cumartesi
13 Temmuz 2026 Pazartesi
Ölümünün 233. yıldönümünde Dr. Marat
Fransız Devrimi’nin en önemli figürlerinden biri olan Marat, çağdaşı birçok aydın gibi çok yönlü bir insandı. Hekim, fizikçi, gazeteci ve politikacı Marat, 50 yıllık kısa ömrüne çok şey sığdırdı. Marat’ın yaşam öyküsünde toplumcu tıp düşüncesinin nüvelerine de rastladık. Marat’ın düşünceleri 1840’lı yıllarda toplumcu tıbbın kurucuları Friedrich Engels ve Rudolf Virchow’a, daha sonra 1871 Paris Komünü deneyiminde sağlık hizmetlerinin örgütlenmesine ışık tutacaktı. Marat’ın “sağlığın sosyal belirleyicilerine” vurgusu, Sovyetler Birliği’nde toplumcu bir sağlık hizmeti örgütleyen Semaşko ve arkadaşlarına esin kaynağı oldu.
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Sosyalizm kadın sorununu neden çözemedi?
1931 tarihli bir Sovyet posterinde “Mutfak Köleliğine Son! Yeni bir yaşam!” yazıyor. Poster, geçen yıl 2 Kasım’da İsrail (Tel Aviv) merkezli Hammersite Müzayede merkezinde 1.000 dolar başlangıç ve 4.600 – 5.400 dolar tahmini fiyatla satışa sunulmuştu. Peki, ne anlatıyordu bu poster?
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Devrimden sonra?
Sosyalistler genellikle “önlerindeki” görevler konusunda tartışmak isterler. Bugünün görevi “devrim yapmaktır”, o halde devrim konuşulmalıdır. “Devrimden sonrası” ise, devrim yaptıktan sonranın konusudur. Şimdiden konuşmanın pek anlamı yoktur. Nitekim Marx da kapitalist sistemin işleyişini eleştirmeye odaklanmış, “gelecekteki komünist toplumun yemek tariflerini yazmayı” reddetmiştir.
Ancak geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi bugün elimizde 155 yıllık bir sosyalizm deneyimi var ve bu deneyim bize sosyalistler için iktidarı elde tutmanın, iktidarı ele geçirmekten daha zor olduğunu gösterdi. Gerçi bunun böyle olacağını Lenin bize bir asırdan daha uzun bir süre önce söylemişti.
4 Temmuz 2026 Cumartesi
Sınıfı yeniden anımsayalım
Sosyalizmin öyküsünü kimileri Paris Komünü’nden, kimileri Ekim Devrimi’nden başlatır. Lenin’in Ekim Devrimi’nin 71. gününde çocuklar gibi sevinerek dans etmesi, tarihin ikinci proletarya iktidarının, ilkinden daha uzun süre ayakta kalmayı başardığını söylemesi, öyküyü Komün’den başlatmanın daha doğru olduğunu düşündürüyor.
Sovyetler Birliği deneyimi de 70 yıl yaşayabildi. Önce Berlin duvarı yıkıldı, ardından sosyalist ülkeler çözüldü ve son olarak geçtiğimiz hafta Küba, kapitalizme dönüş yolunda büyük bir adım attı. Böylece 1871’den 155 yıl sonra yeniden başa döndük. Olsun, biz de baştan başlarız.
3 Temmuz 2026 Cuma
Küba'da kapitalist restorasyon - Marksist Araştırmalar tarafından yapay zeka ile üretilen video sunum
Küba'da kapitalist restorasyon - Marksist Araştırmalar tarafından yapay zeka ile üretilen video sunum.
Video'nun üretildiği kitapçık için TIKLAYINIZ
2 Temmuz 2026 Perşembe
Kübalı işçiler reformların başlarına ne getireceğini biliyor mu?
Son reformlarla Küba’da kapitalist restorasyonun başladığı eleştirilerine şiddetle karşı çıkan Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Mario Díaz-Canel Bermúdez, ısrarla “Küba'da kapitalizmin yeniden kurulmasını önermiyoruz ve bu asla amaçlarımız arasında olmayacak” diyor
Peki,Bermúdez’e inanalım mı? Gerçekten bu reformlar Küba’yı kapitalizme geri döndürmeyip, sosyalizmi daha da güçlendirecek mi?
28 Haziran 2026 Pazar
Küba hükumeti kapitalizmin restorasyonuna nasıl hazırlandı
Bir haftadır Küba Meclisi tarafından kabul edilen reformların sol içindeki yankılarını aktarmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar görüşlerini aktardığımız çevreler Küba'yı hala sosyalist bir ülke olarak gören, fakat reform sürecine kaygı veya kuşkuyla bakan çevrelerdi. Aşağıdaki 27 Haziran 2026 tarihli makaleyi yayınlayan Politsturm çevresi ise Küba'nın kapitalizme yıllar önce döndüğünü savunuyor.
27 Haziran 2026 Cumartesi
Yunanistan Komünist Partisi Küba'daki gelişmeleri değerlendirdi
Yunanistan Komünist Partisi Merkez Komitesi yayın organı Rizospastis'te 25 Haziran 2026 tarihinde Küba'da geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmeler üzerine "Ekonomide ciddi riskler taşıyan değişiklikler oylamaya sunuldu" başlıklı bir makale yayınlandı. Aşağıda makalenin geniş bir özetini sunuyoruz.
Dayanılmaz emperyalist baskıyla karşı karşıya kalan Küba, kapitalist restorasyona doğru ilerliyor
Bu kez Kanada'dan "Communist Revolution" web sitesinde yayınlanan "Faced with unbearable imperialist pressure, Cuba moves towards capitalist restoration" başlıklı makaleden geniş bir özet sunuyoruz.
26 Haziran 2026 Cuma
Bermudez kapitalist restorasyon eleştirilerini yanıtladı
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermudez, 25 Haziran 2026’da Radio Habana Cuba’nın sorularını yanıtladı. Komünistlerden gelen kapitalist restorasyon eleştirileri karşısında "reformları" savunan Bermudez, hükümetin teşvik ettiği ekonomik dönüşümleri onayladı ve Amerika Birleşik Devletleri ile herhangi bir dayatma olmaksızın diyaloga girme isteğini yineledi.
25 Haziran 2026 Perşembe
Komünistler nerede? Küba rejiminin en büyük ekonomik dönüşümü karşısında militanların sessizliği
Aşağıda anti-komünist bir internet yayın organı olan CiberCuba’da dün (24 Haziran 2026) Iván León imzasıyla yayınlanan bir yazı yer alıyor. 2014 yılında İspanya’da (Valencia) Kübalı anti-komünist sürgünler Luis Flores ve Luis Manuel Mazorra tarafından örgütlenen CiberCuba, Cubadebate web sayfasına alternatif olma iddiasındadır.
Iván León, makalesine oldukça provokatif bir başlıkla başlıyor: “Komünistler nerede”? Küba rejiminin en büyük ekonomik dönüşümü karşısında militanların sessizliği.
23 Haziran 2026 Salı
Küba’nın “reform” paketi NEP mi, kapitalizme dönüş mü?
Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi Küba’da kapitalizme dönüş uzun süre önce başladı ve sonucu “sınıf mücadelesi” belirledi. Geçtiğimiz hafta Küba Ulusal Meclisi’nin “oy birliği” ile kabul ettiği reform paketi bu sürecin son noktasıdır. Küba’nın kapitalizme dönüşü SSCB tipi bir dönüş değil, Çin tipi bir dönüştür. Küba, Çin ve Vietnam gibi Komünist Partisi liderliğinde kapitalizme dönmüştür.
Kimileri, bugüne kadar yaptıkları gibi, Küba’daki “reformları”, Rusya’da 1921 – 1928 yılları arasında deneyimlenen Yeni Ekonomik Politika (NEP) programına benzeterek, “hafife almaktadır”. Oysa aşağıda açıklayacağımız gibi, Küba’nın “reform” paketi ile NEP arasında kimi benzerlikler olsa da, çok önemli ve rejimin “niteliği” bakımından “belirleyici” farklılıklar vardır.
22 Haziran 2026 Pazartesi
Küba kapitalizme “Ya sosyalizm, ya ölüm” sloganıyla döndü
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Mario Díaz-Canel Bermudez, 17 Haziran 2026'da, Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmasında, ABD hükumetinin yoğunlaşan ekonomik, ticari ve mali ablukasının Küba’yı her türlü döviz kaynağından mahrum bırakmayı hedeflediğini, Küba'ya karşı sessiz bir soykırım yürütüldüğünü belirttikten sonra, “insanların hayatı bu kadar zorlaştığında, Komünist Parti ve devrimci hükumetin öncelikli görevi krizi daha iyi açıklamak değil, onu aşmak için ne gerekiyorsa değiştirmek” olduğunu söylüyordu. Krizi aşmak için “ne gerekiyorsa” yapmak! Ne gerekiyorsa! Peki, “kapitalizme dönmek” de dahil mi?
20 Haziran 2026 Cumartesi
Elveda Küba: Küba’da kapitalist restorasyon
Kuşkusuz Küba’da kapitalist restorasyon (veya kapitalizme dönüş) uzunca bir süredir devam ediyordu, fakat Küba Parlamento’sunun geçtiğimiz gün Ekonomik ve Sosyal Reformlar paketini kabul etmesiyle restorasyon tamamlandı ve Küba kapitalizme geri döndü.
Her ne kadar Kübalı yöneticiler reformlarla “sosyalizmden vazgeçmediklerini”, aksine reformları “Devrim’in kazanımlarını korumak için” yaptıklarını iddia etseler de, Parlamento’nun kabul ettiği reformları incelediğimizde, Küba’daki sosyalizmin artık “bildiğimiz” sosyalizm olmadığını apaçık görebiliyoruz.
21 Ocak 2026 Çarşamba
Sağlığın Metalaşması ve Toplumcu Alternatif: Karşılaştırmalı Bir Analiz
Öz
Temel bir insan hakkı olan sağlık, tarih boyunca üretim tarzlarına göre şekillenmiştir. Kapitalist sistemde, sağlık hizmetleri metalaştığı için kâr odaklı bir sektöre dönüşmüştür. Bu durum, halk sağlığını olumsuz yönde etkilemiş ve eşitsizlikleri artırmıştır. Buna karşın, sosyalist ülkelerde, toplumcu tıp anlayışı, sağlık politikalarının merkezinde konumlandırılmış, sağlık, bir hak olarak tanımlanmış ve sağlık hizmetlerine herkesin bedelsiz erişimi sağlanmıştır. Bununla birlikte, toplumcu tıbbın uygulandığı bu ülkelerdeki koruyucu/önleyici sağlık hizmetleri, insanların sağlık kurumlarına başvuru sıklığını büyük oranda azaltmıştır.
Bu makale, kapitalist tıp ile toplumcu tıbbın tarihsel temellerini ve uygulamalarını karşılaştırmalı olarak inceler. Kapitalizmin sağlık alanını metalaştırmaya dönük yaklaşımı, özellikle yirminci yüzyılın sonlarına doğru neoliberal politikaların yükselişiyle birlikte halk sağlığını tehdit eden bir seviyeye ulaşmıştır. Öte yandan, Sovyetler Birliği ve Küba, toplumcu tıbbın başarılı sağlık göstergelerini örneklemesi bakımından dikkat çekicidir. Özellikle Küba'nın abluka altında bile sürdürdüğü sağlık sistemi ve biyoteknoloji alanındaki başarıları, alternatif bir modelin mümkün olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, sağlığın kamusal bir hak olarak örgütlenmesi gerektiğini savunurken, toplumcu tıbbın insancıl ve tüm toplumu kapsayan yaklaşımını bir çözüm önerisi olarak sunar.
Anahtar Kelimeler: Kapitalist Tıp, Metalaştırma, Toplumcu Tıp, Halk Sağlığı, Hessen-Grossman Tezi
Abstract
Health, as a fundamental human right, has historically been shaped by modes of production. Under the capitalist system, healthcare has been commodified, transforming it into a profit-driven sector. This shift has negatively impacted public health and exacerbated inequalities. In contrast, socialist countries positioned a collectivist approach to medicine at the core of their health policies, defining healthcare as a universal right and ensuring free access for all. Moreover, the emphasis on preventive care in these societies significantly reduced the frequency of hospital visits.
This article comparatively examines the historical foundations and practices of capitalist medicine and collectivist medicine. The commodification of healthcare under capitalism—particularly with the rise of neoliberal policies toward the end of the twentieth century—has reached a level that threatens public health. On the other hand, the Soviet Union and Cuba stand out as notable examples of successful collectivist healthcare systems, demonstrating measurable improvements in health indicators. Cuba’s biotechnology achievements and resilient healthcare system, sustained even under blockade conditions, prove that an alternative model is possible. This study argues that healthcare must be organized as a public right and proposes the humanistic, inclusive approach of collectivist medicine as a viable solution.
Keywords: Capitalist Medicine, Commodification, Collectivist Medicine, Public Health, Hessen-Grossman Thesis
10 Ocak 2026 Cumartesi
MARKSİZM, SAĞLIK VE TIP - CİLT 2
Orijinal pdf
.jpg)















