Translate

21 Mayıs 2015 Perşembe

DSÖ’de ciğer kediye emanet edilmek üzere



Dünyanın çeşitli coğrafyalarından düzinelerce örgüt, kar amacı güden veya gütmeyen bütün biçimleriyle özel sektörün Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) politika belirleme ve karar alma mekanizmalarına sızmasına karşı durmak için bir araya gelerek ortak bir deklarasyon yayınladılar. 

Cenevre’de sürmekte olan “Devlet-dışı Aktörlerle Angajman Çerçevesi” taslağı hazırlama grubunun ilk toplantısında devlet dışı aktörler, yardımsever kuruluşlar, özel sektör, akademik kurumlar ve kar amacı gütmeyen, hükumet dışı örgütler olarak tanımlandı.

Halen DSÖ’nün finansmanı iki ana kaynaktan sağlanıyor: her ülkenin zorunlu katkıları ve üye ülkeler veya devlet-dışı aktörlerden gelen gönüllü bağışlar. 1990’lardan beri ABD’nin baskısıyla üyelerden alınan zorunlu katkılar dondurularak, DSÖ devlet dışı kuruluşların (yani özel sektörün) bağışlarına muhtaç hale getirildi. Böylece gönüllü katkıların yarısını yapan ABD, İngiltere ve Kanada ile Gates Vakfı DSÖ kaynaklarının nereye ve nasıl harcanacağını “şartlı bağışlarla” belirler hale geldiler. 

Dünya Sağlık Örgütü’nü Şirketlere Karşı Savun (19 Mayıs 2015)

Önümüzdeki Dünya Sağlık Meclisi’nde (DSM) iki kilit müzakerenin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) geleceğini temelden etkileme potansiyeli vardır. Meclis en son “devlet-dışı aktörlerle angajman çerçeve” taslağını ele alacaktır. Aynı zamanda gelecek iki yıl için DSÖ’nün finansmanı önerilerine son halini verecektir. DSÖ’nün finansmanı Genel Direktör’ün zorunlu katkılarda yüzde 5 artış şeklindeki kritik önerisini içermektedir.

Biz, aşağıda imzası bulunan sivil toplum örgütleri ve toplumsal hareketler, DSÖ’nün Üye Ülkelerini, DSÖ’nü güçlendirmek ve bütünlük ve bağımsızlığını korumak için bu müzakerelere müdahil olmaya çağırıyoruz.   

Zengin üye ülke donörlerin DSÖ’nün kasten altını oyduklarından ve yetersiz mali kaynak sağlayarak, dönor fonlama tahsisatlarında sıkılaştırmaya giderek ve şirketlerin etkisine yer açarak küresel sağlığı teşvik kapasitesini zayıflattığından kaygılıyız. Bir dizi Üye Ülke kısmen bu duruma bir yanıt olarak DSÖ’nü, DSÖ’nün özel sektör antiteleri, yardımsever vakıflar, akademik kurumlar ve hükumet dışı örgütlerle angajmanını düzenleme yoluyla uygunsuz etkiden korumaya yönelik bir inisiyatif güdüyorlar. Ancak bu inisiyatif DSM’nde bloke edilebilir.

Finansman Krizi

Donör fonları DSÖ bütçesinin yüzde 80’ini oluşturur ve donör fonlarının yüzde 93’üsıkı bir şekilde, donörlerin desteklediği programlara tahsis edilmektedir. Bu durum DSÖ’nün DSM tarafından karar verilse bile zengin ülkelerin desteklemediği programları uygulamaktan alıkoymaktadır.

Böyle programların uygulanmasına girişilirse, daha fazla fon kesintisi tehditleri dayatılmaktadır. DSÖ’nün 2014 Ebola krizi sırasında etkin müdahale yeteneğinin kısıtlanması, DSÖ’nün yetkilerini kullanma kapasitesi üzerine bütçe krizinin etkisinin trajik bir örneğidir. Geçen dört yıl boyunca DSÖ, kısmen Örgüt kendi yetersizliklerine hitap edene kadar zorunlu katkıların olduğu gibi kalması argümanı tarafından güdülenen uzun erimli bir reform programından geçmiştir. Böylesi argümanlar, bu yetersizliklerin büyük ölçüde zorunlu katkıların dondurulmasıyla DSÖ’nün mali krize girmesinin bir fonksiyonu olduğu şeklindeki açık kanıtlar karşısında uçuşmaktadır.     

Genel Direktör şimdi zorunlu katkılarda yüzde 5 artış önerdi. Yüzde 5 büyük donörlerin gönüllü katkıları karşısında göreli olarak küçük bir artışken, büyük bir sembolik değer taşıyor ve zorunlu katkıların dondurulması engelinin aşılmasına yönelik çok önemli bir adım. Tahmin edileceği gibi belli büyük donör ülkeler artışa karşı çıkmaya ve bütçeyi benimsemeyi reddetmeye hazırlanıyor. 

Krizin temelinde DSÖ’nün küresel şirketlerle ilişkisi yatıyor

Sağlığa tehditler ve düşük maliyetli sağlık bakımı önündeki engeller büyük şirketlerin ticari çıkarlarına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Yoğun olarak pazarlanan ucuz, ultra-işlenmiş gıdalara bağlı obezite, diyabet, kalp hastalıkları ve inme insidansı artışı çarpıcı bir örnektir. İlaç şirketleri açıkça temel ilaç ve aşılara düşük fiyatla erişim yerine, hissedarlarının kar taleplerine değer veriyor. DSÖ’nün görevini yerine getirebilmesi için böyle tehdit ve engelleri isimlendirebilmesi ve bunları yönetmek için politikalar geliştirmesi ve uygulaması zorunludur.

Ancak zengin üye devletler, özellikle ABD ve İngiltere, DSÖ’nün ulus-ötesi şirketlerin çıkarlarına aykırı düşebilecek bütün eylemlerine sürekli karşı çıkmışlardır. Dahası belli zengin üye devletler DSÖ’nü politika belirleme ve karar alma süreçlerini ulus-ötesi şirketlere açmaya zorlamaya çabalamaktadır.

“Çoklu-hissedar ortaklıkları” önerileri, obezite, kalp hastalıkları ve inmeye hitap görevinde abur-cubur gıda üreticilerini ortak olarak atayacaktır. Son iki yılda DSÖ ve Üye Ülkeler, DSÖ’nde karar süreçlerine şirketlerin etkisini yönetme kuralları üzerine bir tartışmaya kilitlenmiştir. Zengin ülkeler bu kuralları ulus-ötesi şirketlerin etki elde etmesi ve şirket elemanlarının DSÖ Sekreterliği içinde stratejik konumlara getirilmesinin yolunu açmak için kullanmaya çabalamaktadırlar.   

Mevcut “devlet-dışı aktörlerle angajman çerçeve” taslağı tartışmalı ve sorunludur. İyi bir sonuç almak, DSÖ’nde karar süreçlerinde şirket etkisini daha fazla meşrulaştırabilecek bir dokümanı benimsemek için acele etmekten daha önemlidir.

Uluslararası Gıda ve İçecek Birliği’nden geçenlerde sızan bir doküman şirketlerin “angajman çerçevesinin” kurumdaki politika belirlenmesine erişimlerini arttırmayı sağlamak için ne kadar ileri gidebileceklerini ve üye ülkelerin onları desteklemeleri için “ikna” edilebilecekleri düzeyi (böyle bir ikna gerekli olursa) göstermektedir.

68. Dünya Sağlık Meclisi delegelerini Dünya Sağlık Örgütü’nün bütünlüğünü, bağımsızlığını ve demokratik hesap verirliğini
  • Zorunlu katkılarda artışı destekeyerek
  • Örgütü uygunsuz etkilerden korumak için devlet-dışı aktörlerle angajmanda sağlam bir çerçeve oluşturmak için gerekli zamanı harcayarak
savunmaya çağırıyoruz.

Aliança de Combate do Tabagismo/Brasil (ACT/Br)
All India Drug Action Network
Associação Brasileira Interdisciplinar de Aids (ABIA)
Baby Milk Action
Berne Declaration
Breastfeeding Association of Trinidad and Tobago
Colombian Medical Federation
Corporate Accountability International
Centro Studi e Ricerche in Salute Internazionale e Interculturale (CSI) University
of Bologna
Diverse Women for Diversity
Drug Action Forum - Karnataka
European Mutual-help Network for Alcohol related problems
First Steps Nutrition Trust
Fundacion Ifarma
Health Action International (HAI)
Health Innovation in Practice (HIP, Geneva)
Health Poverty Action
HealthWrights (Workgroup for People's Health and Rights)
Hesperian Health Guides
INFACT Canada / IBFAN North America
Initiative for Health and Equity in Society,
International Association of Consumer Food Organizations – Europe (IACFOEurope)
International Baby Food Action Network (IBFAN)
Medact
Medico International
Medicus Mundi International Network
NGO Forum for Health
NGO Misión Salud (Colombia)
Osservatorio Italiano sulla Salute Globale (OISG)
People’s Health Movement (PHM)
Policies for Equitable Access to Health (PEAH)
Public Services International
SOCHARA (Society for Community Health Awareness. Research and Action)
Society for International Development (SID)
Third World Health Aid (TWHA)
Third World Network (TWN)
Universities Allied for Essential Medicines
VBBBvzw / IBFAN Belgium
Wemos
World Social Forum on Health and Social Security
Young Professionals Chronic Disease Network
ZimbabweLGBTQ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder