Translate

24 Mart 2021 Çarşamba

Ekonomik reform paketi ve sağlık

 


Hazine ve Maliye Sekreteri Lütfi Elvan dün gece merakla beklenen “ekonomik reform” paketini açıkladı. Şüphesiz paket ekonomistlerimiz tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilecek fakat biz burada paketin “sağlıkla” ilgili yönlerini, diğer bir deyişle sağlık alanına nasıl yansıyacağını ele almaya çalışacağız.

 

ARKAPLAN

 

Ülkemizde sağlık alanında ilk kapsamlı yasal düzenleme, 1930 yılında kabul edilen Umumi Hıfzıssıhha Yasası ile yapılmıştır. Yasa Türkiye’de sağlık hizmetlerini bir “devlet hizmeti” olarak tanımlamıştır. Ancak ülkemizde sağlığın yurttaşlar için bir “hak” ve devlet için bir “ödev” olarak tanımlanması 1961 Anayasası ile gerçekleşmiştir.

 

Türkiye’de sağlıkta “sosyalleştirme” dönemi olarak bilinen 1960 – 1980 döneminde sağlık hizmetlerine “sağlık hakkı” kavramı damgasını vurur. Hak temelli yaklaşım çerçevesinde devlet Türkiye’nin her yerinde insanların sağlık hizmetlerine erişimini garanti altına almak amacıyla birinci basamakta Sağlık Ocakları ve ikinci basamakta Devlet Hastaneleri örgütlemiştir.

 

1970’li yıllarda dünyada işçi sınıfı hareketinin gerilemesi ve sosyalizmden uzaklaşmasıyla birlikte Dünya Bankası ve IMF eliyle sağlığın bir “hak” olmaktan çıkartılması ve sermaye birikimi için özelleştirilmesi – piyasalaştırılması süreci başlatılmıştır.

 

Bu bağlamda 1980 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen faşist darbeyle sağlığı bir “hak” olarak tanımlayan 1961 Anayasası kaldırılmış ve sağlıkta özelleştirme ve piyasalaştırmanın önünü açan 1982 Anayasası kabul edilmiştir.

 

1980’li yıllardan günümüze kadar sağlık alanında gerçekleştirilen düzenlemelerle, sağlık alanı sermaye birikimi için elverişli bir hale getirilmiştir.  

 

SIRA SAĞLIKTA FİNANSALLAŞTIRMADA

 

Toplumun “hak temelli” sağlık anlayışından, sağlığın doğuştan gelen bir insan hakkı olarak görülmesinden çıkarı olan kesimlerin, yani işçilerin ve emekçi kesimlerinin, bu haklarının ellerinden alınmasına ses çıkartmamasından cesaret alan sermaye, bir süredir sağlıkta özelleştirme – piyasalaştırma ile elde ettiği kazanımlarını, sağlıkta “finansallaştırma” saldırısıyla pekiştirmeye başlamıştır.

 

Finansallaştırmayı kabaca bir ülkenin ekonomisinde mali sektörün büyüklüğünün ve öneminin artması olarak tanımlayabiliriz. Sağlıkta finansallaştırma da, yine basitçe sağlık alanında mali sektörün etkinliğinin arttırılması olarak tanımlanabilir. Açıklanan reform paketinde bu alanda önemli adımlar atıldığını görüyoruz.

 

On başlıktan oluşan reform paketinde sağlıkla ilgili düzenlemeler iki başlık altında yapılıyor: Sermaye piyasalarının güçlendirilmesi ve cari açık.

 

Programın “sermaye piyasalarının güçlendirilmesi” başlığı altında şu ifadeler var:

“Proje finansmanı fonu ve projeye dayalı menkul kıymetlere ilişkin gerekli düzenlemeler tamamlanacaktır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan, altyapı, ulaşım, enerji, haberleşme, sağlık vb. alanlardaki projelerin sermaye piyasaları yoluyla finanse edilmesi ve bu yatırımlara vatandaşlarımızın iştirak edebilmesi mümkün hale getirilecektir”.

 

Sermaye Piyasaları Kurulu sorumluluğunda, Haziran sonuna kadar idari düzenlemelerin yapılması öngörülüyor.

 

Aynı başlık altındaki ikinci bir düzenleme için Eylül sonuna kadar yasa çıkartılması öngörülmüş:

“Bireysel Emeklilik Sistemi ile sağlık, hayat, eğitim sigortası gibi özel güvencelerin cazip olanaklarla bütünleşik bir güvence paketi şeklinde sunulması sağlanacaktır”.

 

Programın “cari açık” başlığı altında “yapısal cari açığın azaltılması” çerçevesinde yine yıl sonuna kadar çıkartılacak bir yasa ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle şunlar planlanmış:

“Rekabetçi, yenilikçi ve güçlü bir sağlık sanayiinin geliştirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığına bağlı Sağlık Endüstrileri Başkanlığı kurulacaktır”.

 

Bu başlıktaki diğer bir düzenleme sağlık teknolojileri alanında “ticarileştirmenin” önünü açmayı hedefliyor:

“Fintek, biyoteknoloji ve mobilite alanlarındaki regülasyonlar inovasyonun ve ticarileşmenin önünü açacak şekilde gözden geçirilecektir”.

 

Bu amaçla yıl sonuna kadar bir yasa çıkartılması planlanmış.

 

Sağlıkta finansallaştırmanın toplum sağlığı üzerine etkilerini de başka bir yazımızda ele alacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder