Translate

27 Nisan 2021 Salı

Sözde kapanma


 

Dün gece, Cumhurbaşkanı ülkenin 29 Nisan – 17 Mayıs tarihleri arasında “tam kapanmaya” gireceğini söyledikten birkaç saat sonra, bunun da “sözde kapanma” olduğu anlaşıldı.

 

KAPANMA YALNIZ SİZİNLE BİZE!

 

Cumhurbaşkanı’nın konuşmasından sonra yayınlanan “Sokağa Çıkma Kısıtlamasından Muaf Yerler ve Kişiler Listesi”, yani kapanmadan muaf tutulanlar listesi tam 40 madde.

 

Listede kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanların, zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmelerin bulunması normal. Elbette kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları da kısıtlamalardan muaf tutulacak.

 

Fakat listenin sekizinci maddesinde “üretim ve imalat tesisleri ile inşaat faaliyetleri ve bu yerlerde çalışanlar” denince, bunun adı kapanma olmuyor ki! “Sözde kapanma” oluyor.

 

İNŞAATLAR DURSA KIYAMET Mİ KOPAR?

 

Tam bir yıldır dilimizde tüy bitti. Üretimin durdurulmadığı, dolayısıyla insanların servislerde veya işyerlerinde dip dibe çalışmalarına son verilmeyen bir tedbire “kapanma” denmez ki.

 

Haydi, bazı üretim ve imalat etkinliklerinin “hayati” olduğunu ve kapanma tedbirinden muaf tutulabileceğini kabul edelim, acaba hangi “inşaat faaliyeti” kapanma tedbirinden muaf tutulması gerekecek kadar “hayati” önem taşıyabilir?

 

Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet gösteren büyük tesis ve işletmelerde çalışanların kapanmadan muaf tutulmasına hiç kimsenin itirazı olamaz. Fakat ÖSYM sınavları gerçekten ne kadar “hayati” önem taşıyor? Ya araç muayene istasyonları?

 

Araç muayeneleri iki hafta ertelense kıyamet mi kopar? Sürücü kursları, direksiyon sınavları sadece iki hafta ertelenemez mi?

 

O HALDE NEDEN ADINA TAM KAPANMA DEDİLER?

 

Çünkü tam bir yıldır sürdürdüğümüz mücadeleyle “bütün Türkiye’yi” salgının ancak “tam kapanma” tedbiri alınarak durdurulabileceğine ikna ettik.

 

Artık çok küçük, ihmal edilebilir bir azınlık dışında bütün Türkiye çözümün “tam kapanma” olduğuna inanıyor. Herkes “yeter artık, dört hafta kapanalım bu dert bitsin” diyor.

 

Bu nedenle bir yıldır insanları “maske – mesafe – temizlik” formülüyle, aşıyla oyalayanlar, artık insanların bunlara kanmadığını görünce, “tam kapanma” yapıyoruz demek zorunda kaldılar. Son çare, insanları kapanıyoruz diye kandırmaya çalışıyorlar.

 

YEMEZLER

 

Ancak yanlış hesap “halktan” dönecek.

 

İnsanlar bunun “sözde kapanma” olduğunu hemen anlayacak ve hükumetten “gerçek” bir kapanma talep edecekler. Gerçekten kapanma tedbirinden muaf tutulması gereken “hayati” işler dışındaki bütün işlerin tatil edildiği ve herkesin sosyal ve ekonomik olarak desteklendiği bir “tam kapanma” isteyecekler.

 

Çünkü insanlar artık “yarım – yamalak” kapanmaların, hiçbir işe yaramamak bir yana, salgını daha da azdırdığını öğrendiler. Şimdi “sözde kapanma” ile günlük vaka sayısının beş binlere ineceğini, fakat ardından gelecek açılmadan sonra, aynı geçen yıl olduğu gibi kışa girerken, vaka sayısının yine katlanarak artacağını çok iyi biliyorlar.

 

Haydi, daha vakit var. Bu yanlıştan dönelim. “Sözde” kapanma yerine “gerçek” kapanmaya gidelim ve bu virüsü hayatımızdan çıkartalım. Bunu bugüne kadar pandemiye verdiğimiz kurbanlara borçluyuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder