Translate

8 Aralık 2023 Cuma

2024 yılında emekçileri neler bekliyor?

 


Çevremde geçimlerini ücret veya maaşla sağlayan bir çok insanın, 2024 yılına umutla baktığını görüyorum. İnsanların çoğu, özellikle geçen Temmuz’da maaşlarına zam alamayan emekliler, Mart sonunda yapılacak yerel seçime güveniyorlar. AKP’nin her zamanki gibi seçim öncesinde kesenin ağzını açacağını, işçiye, memura, emekliye para dağıtacağını düşünüyorlar. Bir de enflasyon hesabı yapıyorlar ve geçen beş ayın rakamlarına bakıp, Ocak ayında iyi bir fark almayı bekliyorlar.


Peki, bu beklentiler gerçekçi mi? Ocak ayında asgari ücrete, işçi ücretlerine, memur ve emekli maaşlarına insanlara nefes aldırabilecek bir zam gelecek mi?


ŞİMŞEK ŞİRKETLERE NEDEN YURT DIŞINA YÖNELİN DİYOR?


Aslında okuduğunuz veya duyduğunuz bir ifadenin ne anlama geldiğini anlayabiliyorsanız, 2024 yılında işçileri ve emekçileri nelerin beklediğini de tahmin edebilirsiniz. Çünkü hiçbir şey kapalı kapılar arkasında, gizli saklı yapılmıyor. Aksine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hükumetin 2024 yılına ilişkin planlarını dürüstçe, açık açık söylüyor.


Mehmet Şimşek aylardır ekranlarda, katıldığı toplantılarda, herkesin gözünün içine baka baka ve sözcüklerinin üzerine basa basa 2024 yılında “iç pazarın daralacağını” ifade ediyor. Son olarak bu hafta katıldığı bir toplantıda şirketlere açık açık şöyle söyledi: “size tavsiyem yurt dışına yönelmeniz, hepiniz dışarıda pazar bulmak zorundasınız”.


Peki neden? Çünkü “iç pazar daralacak”, yani şirketler ürettikleri malları “iç pazarda”, Türkiye’de, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde satamayacaklar. Satamazlarsa ürettikleri mallar ellerinde kalacak, üretim duracak, fabrikalar kapanacak, insanlar işsiz kalacak. Maliye bakanı bunlar olmasın diye şirketleri önceden uyarıyor.


Neden satamasınlar ki? Şirketlere ürünlerini Türkiye’de satma yasağı mı getirilecek?


Elbette hayır. Mehmet Şimşek elbette böyle bir şey söylemiyor. Şimşek diyor ki, 2024 yılında Türkiye’de işçilerin ve emekçilerin, geçimlerini ücret ve maaş gelirleriyle sağlayanların alım güçleri azalacağından, sizin ürettiğiniz malları alamayacaklar. Maliye bakanı şirketlere, ürettiğiniz mallar elinizde kalsın istemiyorsanız, kendinize yurt dışında müşteri arayın, ürettiğiniz malları yurt dışına satmaya çalışın diyor.


ŞİMŞEK İÇ PAZARIN DARALACAĞINI NEREDEN BİLİYOR?


Peki, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2024 yılında iç pazarın daralacağını, işçinin, memurun, emeklinin “alım gücünün azalacağını”, şirketlerin satacağı malları alamayacaklarını nereden biliyor?


Hükumetin enflasyonu düşürmek istediğini sağır sultan duydu. Cumhurbaşkanı enflasyonun Haziran ayından itibaren inişe geçeceğini söylüyor. Peki nasıl olacak bu?


Enflasyonun düşürülmenin iki yolu var: ya üretimi arttıracaksınız, ya da talebi kısacaksınız. Ekonomistler henüz başka bir yol keşfetmedi.


Türkiye’de mevcut düzen içinde üretimin arttırılmasının mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. O halde geriye ne kalıyor: faizleri arttırmak, mal ve hizmetlere talebi kısmak, yani Türkçesi insanları yeni mal veya hizmet satın almaktan caydırmak. Tabii bunun da yolu insanların alım gücünü azaltmaktan geçiyor. Vermeyince Mabut, ne yapsın Mahmut değil mi?


İşte hükumet enflasyonu düşürmek için “talebi kısma” yolunu seçti. Bunu Orta Vadeli Plan’da, 2024 Bütçesi’nde açık açık belirtti. Peki bu nasıl olacak? Ücret ve maaşlara enflasyonun çok altında zam yaparak, hatta geçen Temmuz’daki gibi hiç zam yapmayarak (geçtiğimiz Temmuz ayında milyonlarca emeklinin maaşına tek kuruş zam yapılmadı).


Peki sorumuza dönelim, Mehmet Şimşek 2024 yılında işçiye, memura, emekliye zam yapılmayacağını nereden biliyor?


Artık bu kadarını da tahmin ediyorsunuzdur. Biliyor, çünkü ücretleri ve maaşları kendisinin Hazine ve Maliye Bakanı olduğu hükumet belirliyor. Şimşek hükumetin 2024 yılında işçi ücretlerine, memur ve emekli maaşlarına “alım gücünü” koruyabilecek bir zam yapmayacağını biliyor elbette. Kabine toplantılarında ne konuşuluyor sanıyorsunuz?


Artık yılların deneyimiyle mesela Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir orta oyunu olduğunu, 2024 yılında asgari ücretin ne kadar olacağının çoktan belirlendiğini ve patronların hesaplarını buna göre yaptıklarını, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek “pazarlıkların” TV şovu olacağını biliyoruz.


OKUNANI VE SÖYLENENİ ANLAMA BECERİLERİ


Şimşek geçen sene çocuğuna bir ayakkabı alabilen işçinin, 2024 yılında bir ayakkabı daha alabilecek kadar zam alamayacağını biliyor. Onun için şirketleri uyarıyor. Bu yıl yurt içinde geçen yılki kadar ayakkabı satamayacaksınız, ayakkabınız elinizde kalmasın istiyorsanız, kendinize yurt dışında müşteri arayın diyor.


Peki Şimşek’in bu sözlerini duyanlar, bu ifadenin 2024 yılında maaşlarına alım güçlerini koruyacak düzeyde bir zam yapılmayacağı anlamına geldiğini anlayabiliyorlar mı?


Okunan bir metni veya duyulan bir ifadeyi “anlayabilmek” için insanın özgün becerilere sahip olması gerekiyor. Maalesef biz Türkiye’de bu konuda, yani okuduğumuz veya duyduğumuz bir şeyi anlayabilmek konusunda çok başarılı değiliz. Nitekim PISA sonuçları da “yıllardır” okuduğumuzu anlamakta diğer ülkelere göre çok gerilerde olduğumuzu gösteriyor.


Yani okuduğunu veya söyleneni anlayamamak sadece toplumumuzun cahil, eğitimsiz bırakılmış kesimlerinin sorunu değil. PISA sınavına toplumun eğitimsiz kesimleri değil, okullardan rastgele seçilmiş 15 yaşındaki öğrencilerimiz giriyor. Düşünün 2000 yılında bu sınava giren bir öğrenci bugün 38 yaşında. Belki İktisat Fakültesi’nde profesör olmuş, öğrencilerine enflasyon anlatıyor...


Hepimiz Şimşek’in “iç pazar daralacak” veya “talebi kısacağız” dediğini duyuyor, okuyoruz, fakat çoğumuz bu ifadelerin ne anlama geldiğini anlayamıyoruz. Bazılarımız anlıyor, fakat anladığını insanlara anlatmak işine gelmiyor. Anlayabilen küçük bir kesim ise ne yapacağını bilemiyor. yılında emekçileri ne bekliyor?


Çevremde geçimlerini ücret veya maaşla sağlayan bir çok insanın, 2024 yılına umutla baktığını görüyorum. İnsanların çoğu, özellikle geçen Temmuz’da maaşlarına zam alamayan emekliler, Mart sonunda yapılacak yerel seçime güveniyorlar. AKP’nin her zamanki gibi seçim öncesinde kesenin ağzını açacağını, işçiye, memura, emekliye para dağıtacağını düşünüyorlar. Bir de enflasyon hesabı yapıyorlar ve geçen beş ayın rakamlarına bakıp, Ocak ayında iyi bir fark almayı bekliyorlar.


Peki, bu beklentiler gerçekçi mi? Ocak ayında asgari ücrete, işçi ücretlerine, memur ve emekli maaşlarına insanlara nefes aldırabilecek bir zam gelecek mi?


ŞİMŞEK ŞİRKETLERE NEDEN YURT DIŞINA YÖNELİN DİYOR?


Aslında okuduğunuz veya duyduğunuz bir ifadenin ne anlama geldiğini anlayabiliyorsanız, 2024 yılında işçileri ve emekçileri nelerin beklediğini de tahmin edebilirsiniz. Çünkü hiçbir şey kapalı kapılar arkasında, gizli saklı yapılmıyor. Aksine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hükumetin 2024 yılına ilişkin planlarını dürüstçe, açık açık söylüyor.


Mehmet Şimşek aylardır ekranlarda, katıldığı toplantılarda, herkesin gözünün içine baka baka ve sözcüklerinin üzerine basa basa 2024 yılında “iç pazarın daralacağını” ifade ediyor. Son olarak bu hafta katıldığı bir toplantıda şirketlere açık açık şöyle söyledi: “size tavsiyem yurt dışına yönelmeniz, hepiniz dışarıda pazar bulmak zorundasınız”.


Peki neden? Çünkü “iç pazar daralacak”, yani şirketler ürettikleri malları “iç pazarda”, Türkiye’de, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde satamayacaklar. Satamazlarsa ürettikleri mallar ellerinde kalacak, üretim duracak, fabrikalar kapanacak, insanlar işsiz kalacak. Maliye bakanı bunlar olmasın diye şirketleri önceden uyarıyor.


Neden satamasınlar ki? Şirketlere ürünlerini Türkiye’de satma yasağı mı getirilecek?


Elbette hayır. Mehmet Şimşek elbette böyle bir şey söylemiyor. Şimşek diyor ki, 2024 yılında Türkiye’de işçilerin ve emekçilerin, geçimlerini ücret ve maaş gelirleriyle sağlayanların alım güçleri azalacağından, sizin ürettiğiniz malları alamayacaklar. Maliye bakanı şirketlere, ürettiğiniz mallar elinizde kalsın istemiyorsanız, kendinize yurt dışında müşteri arayın, ürettiğiniz malları yurt dışına satmaya çalışın diyor.


ŞİMŞEK İÇ PAZARIN DARALACAĞINI NEREDEN BİLİYOR?


Peki, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2024 yılında iç pazarın daralacağını, işçinin, memurun, emeklinin “alım gücünün azalacağını”, şirketlerin satacağı malları alamayacaklarını nereden biliyor?


Hükumetin enflasyonu düşürmek istediğini sağır sultan duydu. Cumhurbaşkanı enflasyonun Haziran ayından itibaren inişe geçeceğini söylüyor. Peki nasıl olacak bu?


Enflasyonun düşürülmenin iki yolu var: ya üretimi arttıracaksınız, ya da talebi kısacaksınız. Ekonomistler henüz başka bir yol keşfetmedi.


Türkiye’de mevcut düzen içinde üretimin arttırılmasının mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. O halde geriye ne kalıyor: faizleri arttırmak, mal ve hizmetlere talebi kısmak, yani Türkçesi insanları yeni mal veya hizmet satın almaktan caydırmak. Tabii bunun da yolu insanların alım gücünü azaltmaktan geçiyor. Vermeyince Mabut, ne yapsın Mahmut değil mi?


İşte hükumet enflasyonu düşürmek için “talebi kısma” yolunu seçti. Bunu Orta Vadeli Plan’da, 2024 Bütçesi’nde açık açık belirtti. Peki bu nasıl olacak? Ücret ve maaşlara enflasyonun çok altında zam yaparak, hatta geçen Temmuz’daki gibi hiç zam yapmayarak (geçtiğimiz Temmuz ayında milyonlarca emeklinin maaşına tek kuruş zam yapılmadı).


Peki sorumuza dönelim, Mehmet Şimşek 2024 yılında işçiye, memura, emekliye zam yapılmayacağını nereden biliyor?


Artık bu kadarını da tahmin ediyorsunuzdur. Biliyor, çünkü ücretleri ve maaşları kendisinin Hazine ve Maliye Bakanı olduğu hükumet belirliyor. Şimşek hükumetin 2024 yılında işçi ücretlerine, memur ve emekli maaşlarına “alım gücünü” koruyabilecek bir zam yapmayacağını biliyor elbette. Kabine toplantılarında ne konuşuluyor sanıyorsunuz?


Artık yılların deneyimiyle mesela Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir orta oyunu olduğunu, 2024 yılında asgari ücretin ne kadar olacağının çoktan belirlendiğini ve patronların hesaplarını buna göre yaptıklarını, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek “pazarlıkların” TV şovu olacağını biliyoruz.


OKUNANI VE SÖYLENENİ ANLAMA BECERİLERİ


Şimşek geçen sene çocuğuna bir ayakkabı alabilen işçinin, 2024 yılında bir ayakkabı daha alabilecek kadar zam alamayacağını biliyor. Onun için şirketleri uyarıyor. Bu yıl yurt içinde geçen yılki kadar ayakkabı satamayacaksınız, ayakkabınız elinizde kalmasın istiyorsanız, kendinize yurt dışında müşteri arayın diyor.


Peki Şimşek’in bu sözlerini duyanlar, bu ifadenin 2024 yılında maaşlarına alım güçlerini koruyacak düzeyde bir zam yapılmayacağı anlamına geldiğini anlayabiliyorlar mı?


Okunan bir metni veya duyulan bir ifadeyi “anlayabilmek” için insanın özgün becerilere sahip olması gerekiyor. Maalesef biz Türkiye’de bu konuda, yani okuduğumuz veya duyduğumuz bir şeyi anlayabilmek konusunda çok başarılı değiliz. Nitekim PISA sonuçları da “yıllardır” okuduğumuzu anlamakta diğer ülkelere göre çok gerilerde olduğumuzu gösteriyor.


Yani okuduğunu veya söyleneni anlayamamak sadece toplumumuzun cahil, eğitimsiz bırakılmış kesimlerinin sorunu değil. PISA sınavına toplumun eğitimsiz kesimleri değil, okullardan rastgele seçilmiş 15 yaşındaki öğrencilerimiz giriyor. Düşünün 2000 yılında bu sınava giren bir öğrenci bugün 38 yaşında. Belki İktisat Fakültesi’nde profesör olmuş, öğrencilerine enflasyon anlatıyor...


Hepimiz Şimşek’in “iç pazar daralacak” veya “talebi kısacağız” dediğini duyuyor, okuyoruz, fakat çoğumuz bu ifadelerin ne anlama geldiğini anlayamıyoruz. Bazılarımız anlıyor, fakat anladığını insanlara anlatmak işine gelmiyor. Anlayabilen küçük bir kesim ise ne yapacağını bilemiyor. 

 

Peki seçimler? AKP’nin yerel seçimleri kazanmak, özellikle İstanbul’u almak için seçim öncesinde kesenin ağzını açacağını düşünenler yanılıyor mu?


Evet yanılıyorlar. Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çok ağır bir hezimet yaşayan muhalefet kendisini bir türlü toparlayamıyor. Yani bu seçimlerde AKP’nin karşısında korkacağı bir rakip olmayacak. Bu nedenle kesenin ağzını açması gerekmiyor. Nitekim faizleri cömertçe arttırmanın işsizliği körükleyeceğini çok iyi bildiği halde, seçim öncesinde faiz arttırmaktan çekinmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder