Translate

1 Temmuz 2020 Çarşamba

AB seyahat kısıtlamasını neden kaldırmıyor?



Avrupa Konseyi dün (30 Haziran) aralarında Cezayir, Fas, Gürcistan, Karadağ, Ruanda, Sırbistan, Tayland, Tunus ve Uruguay’ın da bulunduğu bir dizi ülkeye seyahat kısıtlamasını kaldırırken, Türkiye’ye kaldırmadı (1).

 

AB’nin üçüncü ülkelere seyahat kısıtlamasını kaldırmak için kriterleri epidemiyolojik durum ve salgına yönelik tedbirlerden oluşuyor:

 

         1.      Son iki haftadaki yeni vaka / nüfus oranının AB ortalamasının altında olması

 

      2.      Test, sürveyans, temaslı izlemi, izolasyon ve karantina tedbirleri, tedavi ve raporlama sayıları ve bunların “güvenilirliği” (bu veriler konusunda yalnızca ülkelerin bildirimlerine güvenilmiyor ve ülkelerdeki AB delegasyonlarının raporları da hesaba katılıyor).

  

          3.      Toplam Uluslararası Sağlık Düzenlemeleri skoru.

 

Sağlık Bakanlığı Türkiye’de son 14 gün içinde 18.608 yeni vaka bildirdi (2). Bunu basitçe 83 milyona oranlarsak, Türkiye’de vaka/nüfus oranının 100 binde 22,4 olduğunu hesaplayabiliriz. Aynı süreçte AB ortalaması 20’nin altında olduğundan Türkiye bu kriteri karşılayamamış görünüyor.

 

Sağlık Bakanlığı her gün bazı test, vaka sayısı, ölüm ve yoğun bakıma alınmış veya entübe edilmiş hasta rakamları veriyor fakat bu rakamlara ilişkin detaylar ortada yok. Örneğin TELE 1 TV sunucularından Can Ataklı “her sabah” yetkililere test rakamlarına ilişkin kuşkularını ifade ediyor ve testlerin kimlere yapıldığını soruyor fakat yanıt alamıyor. Sağlık Bakanlığı verilerinin güvenilirliğinin Türkiye içinde bile bu kadar tartışmalı olması, Türkiye’nin ikinci kriteri karşılayamamasında etkili olabilir.

 

Son olarak Uluslararası Sağlık Düzenlemelerine uyum bakımından Küba 100 puanla dünyadaki en yüksek skora sahipken, Türkiye’nin (2018) skorunun 73 olduğunu ifade edelim (3). Elbette bu konuda skoru Türkiye’den daha düşük ülkeler de var, Türkiye dünyada en kötü skora sahip ülke değil. Örneğin Afganistan’ın skoru Türkiye’nin altında. Fakat İtalya’nınki 85, Almanya’nınki 91, İngiltere’ninki de 93.

 

Hâlbuki Haziran başında Türkiye en azından vaka sayısı bakımından kriterleri karşılayabilir durumdaydı. Hem AB ülkeleri ortalaması daha yüksekti, hem de bizim vaka sayımız çok daha azdı. Hükumetin bir kısım sermayeyi kurtarmak için kısıtlamaları erken kaldırması, turizme yatırım yapan sermayedarları vurmuş görünüyor.

 

Hükumetin de işi zor, sermayedarların da çıkarları zaman zaman böyle çelişebiliyor ve hükumetin bütün sermayedarları aynı anda mutlu edebilmesi mümkün değil. Gerçi turizme yatırım yapan sermayedarların zararlarını “toplumsallaştıracak” bir telafi yöntemi bulunabilir elbette.

 

Sonuç olarak Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye seyahat kısıtlamasını kaldırmamasının, sadece AB içindeki Türkiye düşmanlarının lobi faaliyetlerinin bir ürünü olmayabileceğini söyleyebiliriz.

 

DİPNOTLAR

 

1. https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2020/06/30/council-agrees-to-start-lifting-travel-restrictions-for-residents-of-some-third-countries/#:~:text=Background,this%20restriction%20on%2017%20March.

2. https://www.ecdc.europa.eu/en/geographical-distribution-2019-ncov-cases

3. https://apps.who.int/gho/data/node.sdg.3-d-viz?lang=en

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder