Translate

27 Temmuz 2020 Pazartesi

Nobel ödülü Kübalı sağlıkçılara


Okurlarımız pandeminin ilk günlerinde Sol Portal’da yayınlanan “Küba tek başına dünyayı kurtarabilir mi?” başlıklı yazımızı anımsayacaklar. Yazımızda Küba’nın COVID 19 mücadelesinin kendi ülkesiyle sınırlı olmadığını, Kübalı sağlık emekçilerinin aynı zamanda Küba’dan yardım isteyen bütün ülkelerin yardımına koştuğunu anlatmıştık (1). Şimdi Küba’nın bu tutumunun ardındaki motivasyonu tartışacağız.

 

PATRIA ES HUMANIDAD – VATAN İNSANLIKTIR

 

Genellikle ülkelerin “toprak sınırları” insanlarının ufuklarını da sınırlar ve kendilerini yalnızca belirli enlem ve boylamlar arasında yer alan ülkelerine karşı sorumlu hissetmelerine neden olur. Küba bu konuda istisnadır. Kübalılar kendilerini yalnız Küba’ya değil, bütün dünyaya karşı sorumlu hissederler. Bunun nedeni Küba’da “vatan” kavramının dünyanın diğer coğrafyalarında olduğundan farklı bir anlam taşımasıdır.

 

Kübalılar için vatan, diğer ülkelerdeki gibi yurttaşlarının üzerinde yaşadığı bir “toprak parçasını” değil, “bütün insanlığı” ifade eder. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında “vatan insanlıktır” diyen Küba’nın efsanevi lideri Jose Marti bu düşüncesini şöyle işlevselleştirir: “Herkes kendisini dünyanın hizmetine koymalıdır” (2).  

 

 Küba Devrimi’nin ilk günlerinden itibaren Küba’nın, Cezayir ve Şili’den başlayarak dünyanın neresinde yardıma ihtiyaç varsa koşmasının nedeni budur. Küba, “dünyanın herhangi bir yerinde insani yardıma gereksinim olursa” diyerek insani yardım konusunda özel eğitimli binlerce insanını örgütleyen ve hazır tutan “tek” ülkedir.

 

PANDEMİ SÜRECİNDE KÜBA

 

Okurlarımız pandemi sürecinde Küba’nın dünyanın bütün coğrafyalarında yardıma gereksinimi olanları yalnız bırakmadığını çok iyi bilirler. Sol Portal Mart ayından itibaren Küba’nın uluslararası insani – tıbbi yardımla görevli Henry Reeve Tugayları’nın hangi ülkelerin yardımına koştuğunu okurlarıyla günü gününe paylaştı.

 

Henry Reeve Tugayları 16 Mart 2020’de Venezuela’nın çağrısı üzerine Venezuela Sağlık Bakanlığı’nın salgına karşı alacağı tedbirlere yardımcı olmak üzere Karakas’a gitmişti. Tugaylar aynı hafta içinde Nikaragua, Surinam, Granada, Jamaika ve 22 Mart’ta da İtalya’ya ulaşmıştı.

 

Pandemi sürecinde Küba kendisinden yardım isteyen hiçbir ülkeyi geri çevirmedi ve Küba Sağlık Bakanı, Henry Reeve Tugayları’nın 22 Haziran’a kadar 27 ülkeye toplam 34 birlik gönderdiğini, Kübalı sağlık emekçilerinin 61 binden fazla Covid 19 vakası tedavi ettiklerini açıkladı.

 

Ancak burada karıştırılmaması gereken başka bir şey var. Mart ayından itibaren pandemiye karşı mücadele için dünyanın yardımına koşan bu tugayların yanısıra, zaten dünyanın 59 ülkesinde Kübalı sağlık emekçileri rutin sağlık yardımı için görev yapıyordu. Henry Reeve Tugayları bunlardan ayrı olarak görev aldılar.   

 

HENRY REEVE KİMDİR?

 

Henry Reeve 4 Nisan 1850’de ABD’nin New York eyaletinde, Brooklyn’de dünyaya gelen, İspanyol sömürgecilere karşı mücadele etmek için Küba Kurtuluş Ordusuna (Ejército Libertador) katılan ve kısa sürede tuğgeneralliğe kadar yükselen bir ABD vatandaşı.

 

Reeve’in “askerlik” serüveni çocuk yaşta başlıyor. ABD İç Savaşı’nda “Birlik Ordusu” safında “trampetçi” olarak başlayan serüvenine, 19 yaşından sonra Küba Kurtuluş Ordusu’nda devam ediyor. Yedi yıl boyunca hizmet ettiği Küba ordusunda yaşamının sonuna kadar savaşıyor ve 4 Ağustos 1876’da henüz 26 yaşındayken Küba’nın Matanzas eyaletinde yaşama veda ediyor.

 

HENRY REEVE TUGAYLARI

 

Katrina kasırgası körfez ülkelerini ve ABD’yi vurup, güney eyaletlerinde yaşayan yoksulları evsiz, aşsız ve işsiz bıraktığında, Küba ABD’ye 1,586 sağlıkçıdan oluşan bir tugay ve 26 ton tıbbi malzeme ile insani yardım önerdi. Oğul Bush liderliğindeki ABD rejiminin Küba’nın yardım teklifini reddetmesi üzerine Fidel Castro Eylül 2005’te bu tugaya, Küba’nın ulusal kurtuluş mücadelesinde önemli görevler alan ABD vatandaşının anısına  Henry Reeve Tugayı adını verdi (3).  

 

Henry Reeve Tugayı’nda gönüllü olarak görev almak isteyen Kübalı sağlık emekçilerinin kendi anadilleri (İspanyolca) dışında iki yabancı dil daha bilmeleri şart. Tugaylara seçilen adaylar görev almadan önce felaketler ve salgınlarla mücadele konusunda sıkı bir eğitimden geçiriliyorlar ve bu eğitimi başarıyla tamamlayanlar tugaylara kabul ediliyor. Halen Henry Reeve Tugayları bünyesinde 7.400 kadar gönüllü sağlık emekçisi bulunuyor ve bu gönüllüler 7/24 dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek bir felaket durumunda yardıma koşmak için hazır bekliyorlar.

 

Henry Reeve Tugayı 2005 – 2017 yılları arasında 7 binden fazla sağlık emekçisiyle aralarında Bolivya, Şili, Çin, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Haiti, Endonezya, Meksika, Nepal ve Pakistan’ın da bulunduğu 19 ülkede yaşanan çeşitli doğal felaketlerde “gönüllü” hizmet sundu, sağlık yardımı ve insani yardım götürdü.

 

Bunlar arasında özellikle Henry Reeve Tugayı’nın 250’den fazla elemanının Ebola salgını boyunca yaşamlarını riske tarak Sierra Leone, Guinea ve Liberia’da çalışması önemli. Bu süreçte dünyanın geri kalanının ve Dünya Sağlık Örgütü’nün bölgeye gönderdiği sağlık emekçisi sayısının 250’nin çok altında kaldığını da özellikle belirtmek gerek.

 

LEE JONG WOOK ÖDÜLÜ

 

Henry Reeve Tugayı  2005 – 2017 arasında 12 yılda 7.400 gönüllü sağlık emekçisiyle, 21 ülkede 3,5 milyondan fazla insana yardım ettiği ve en az 80 bin yaşam kurtardığı için 26 Mayıs 2017’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından halk sağlığına “sıradışı” katkıları nedeniyle Dr. Lee Jong-Wook Halk Sağlığı Ödülü ile ödüllendirildi (4). Dünya Sağlık Örgütü’nün 2008 yılından beri Koreli hekim Dr. Lee Jong-Wook anısına yılda bir kez verdiği bu ödül, 100 bin ABD doları ve bir plaketten oluşuyor.

 

SIRA NOBEL ÖDÜLÜNDE

 

Şimdi de Kübalı sağlık emekçileri ve Henry Reeve Tugayları, COVID 19 pandemisi sürecinde gösterdikleri sıradışı yararlılıklar için bu yılki Nobel ödülüne aday gösteriliyor. Bu çerçevede dünya çapında başlayan kampanyaya Türkiye’de katıldı ve dün ilk imzacılar tarafından kamuoyuna duyurulan bir metin internet üzerinden imzaya açıldı (5).

 

Elbette Kübalı sağlık emekçileri ve Henry Reeve Tugayları insanlığın yardımına ödül için koşmuyorlar, fakat bu fedakar çabanın karşılıksız bırakılmaması gerekiyor. Ben Türkiye’nin bu konuda en büyük katkıyı koyacağına, yüzbinlerin Kübalı sağlıkçıların Nobel ödülüne aday gösterilmesi için imzalarını esirgemeyeceğine inanıyorum.

 

Kübalı sağlık emekçileri için bir imza da sen ver.

 

Akif Akalın


DİPNOTLAR

1. https://haber.sol.org.tr/dunya/kuba-tek-basina-dunyayi-kurtarabilir-mi-283469  

2. http://www.granma.cu/cuba/2015-01-25/patria-es-humanidad

3. http://edition.cnn.com/2005/WORLD/americas/09/05/katrina.cuba/

4. https://www.paho.org/hq/index.php?option=com_content&view=article&id=13375:cubas-henry-reeve-international-medical-brigade-receives-prestigious-award&Itemid=42353&lang=pt

5. http://kubahayatkurtarir.net/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder