Translate

7 Nisan 2021 Çarşamba

Tam ücretli tam kapanma

 


Maalesef bütün öngörülerimiz gerçekleşti ve Türkiye nüfusuna oranla vaka sayısında dünyada ilk sıralara yükseldi. Daha önce de belirttiğimiz gibi ölümlerdeki artış, vaka sayısındaki artışı birkaç hafta geriden izliyor. Yani önümüzdeki hafta günlük ölüm sayıları da hızla artarak 400’leri bulabilir.

 

Ancak şimdi yeni bir tehlikeyle daha karşı karşıyayız. Bu tehlike “ücretsiz” veya “yarım ücretli” kapanma tehlikesidir.

 

Hükumetin salgınla mücadele politikasının, sermayenin “her ne pahasına olursa olsun çarklar dönecek” talebiyle şekillendirildiğini biliyoruz. Ancak hükumet, yoğun bakımların ve hastanelerin iflas etmemesi için de tedbirler almak zorunda.

 

Şimdi hastanelerin hızla iflas noktasına ilerlemesi, hükumetin salgının başından beri savunageldiğimiz “tam kapanma” tedbirini seçenekleri arasına alacağına işaret ediyor. Gerçekten de önümüzdeki haftalarda hükumetin işyerlerini de kapsayan bir tam kapanma tedbirine başvurması şaşırtıcı olmaz.

 

“Salgının ilk gününden beri tam kapanmayı savunmuyor muydun, daha ne istiyorsun?” diyebilirsiniz.

 

Evet, salgının başından beri tam kapanma talep ediyoruz, fakat bizim talep ettiğimiz tam kapanma, emekçilerin kapanma sürecinde “tam ücretlerini” almaya devam ettiği bir tam kapanmadır.

 

Bizim talep ettiğimiz tam kapanma, devletin istisnasız bütün yurttaşlarının iaşe ve ibatesini (beslenme ve barınma) sağladığı bir tam kapanmadır.

 

Biz asla vatandaşa “ne haliniz varsa görün” diyen bir tam kapanma talep etmedik.

 

Nitekim dünyaya baktığımızda, dünya üzerinde Türkiye dışında bütün ülkelerde tam kapanma tedbiri alan hükumetlerin, kapanma süresince bütün yurttaşlarının barınma ve beslenmesini garanti altına aldığını görüyoruz.  

 

Elbette dünyanın ilk 20 ekonomisi içinde olan ve geçtiğimiz yıl bütün dünya ekonomileri küçülürken Çin ile birlikte büyümeyi başaran Türkiye, 15 gün veya 1 ay süreyle bütün yurttaşlarının iaşesini ve ibatesini sağlayabilir. Hiç kimsenin bundan en küçük kuşkusu olmamalıdır.

 

Pandemi süresince Sözcü Gazetesi’ne göre Türkiye’nin zenginlerinin zenginliklerini en az yüzde 25 arttırdığını biliyoruz. Pandemi sürecinde Murat Ülker’in serveti yüzde 46,5 artarak 6.3 milyar dolara ve Erman Ilıcak’ın serveti yüzde 41,9 artarak 4.4 milyar dolara erişti. Böyle bir Türkiye için 80 milyonun iki veya dört hafta için barınmasını ve beslenmesini karşılamak nedir ki?

 

Buradan sendikalarımızı, meslek örgütlerimizi, emek örgütlerini ve emekten yana siyasi partileri uyarıyoruz. Hükumet artık her an “ücretsiz” bir tam kapanma ilan edebilir ve daha sonra size dönüp, “tam kapanma istiyordunuz, yaptık” diyebilir.

 

Bu nedenle hemen “tam ücretli tam kapanma” talep edildiğinin altı çizilmeli ve “ücret” konusuna, herkesin iaşe ve ibatesinin sağlanması konusuna özellikle vurgu yapılmalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder