Translate

19 Şubat 2022 Cumartesi

Sermayenin yeni politikası: virüsle yaşamak

 


Günde ortalama 2 milyon yeni vaka ve 10 binden fazla ölüm kimin umurunda? Dalgalar geliyor, emekçileri yatağa düşürüyor, canlarını alıyor, pikini – platosunu yapıyor, yerini yeni dalgalara bırakıyor. Ölenlerin ardından belki birkaç gün konuşuluyor, hayat devam ediyor.

 

SERMAYENİN KEYFİ YERİNDE

 

Pandemi yönetimine ilk aylardan itibaren el koyan sermaye, pandemi sayesinde bir yandan emek üzerindeki gücünü pekiştirirken, diğer yandan parasına para katıyor.

 

2020 başlarında “her ne pahasına olursa olsun çarklar dönecek” politikasını benimseyen sermaye, kısa sürede hükumetlerden pandemiye karşı etkili halk sağlığı tedbirleri alınmasını talep eden emek örgütlerini susturdu ve aşı bulunana kadar mücadelenin “bireysel” tedbirlerle sürdürülmesini sağladı.

 

2021 yılında “sürü bağışıklığı” politikasının şampiyonluğunu yapan sermaye, emek örgütlerinden ciddi bir muhalefetle karşılaşmadı. Halk sağlığı tedbirlerinde ısrar eden bilim insanları ve aydınlar aşı karşıtlarının önüne atıldı, yalnızlaştırıldı. Bilim insanları ve aydınların “Sıfır COVID” ve “Aşı Yetmez” çağrıları emek örgütleri tarafından sahiplenilmedi.

 

2022 yılında sermaye “virüsle yaşamak” (living with the virüs) politikasını benimsedi. Pandemiye karşı “bireysel” tedbirlerin de bir kenara atıldığı bu yeni politika, iki yıldır canından bezen geniş kitleler tarafından da destekleniyor.

 

EMEK CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

 

Sermayenin “her ne pahasına…” politikalarına çok kısa bir süre muhalefetten sonra teslim olan, “sürü bağışıklığı” politikasına direnen bilim insanları ve aydınları yalnız bırakan emek örgütleri, “virüsle yaşamak” politikasını da memnuniyetle karşılamış görünüyor.

 

Geçen ay “virüsle yaşamak demek, virüse teslim olmak demektir” diyen Dünya Sağlık Örgütü uzmanı epidemiyolog Maria Van Kerkhove’un sesini kaç kişi duymuştur acaba?

 

Bir ara dünyada aşılamanın hızlandırılması için “patent kaldırılsın” talebini yükselten emek örgütleri, emekçileri bu talep etrafında örgütlemeyi başaramayınca bu taleplerini de unuttular. Başta Afrika olmak üzere dünyanın aşısız coğrafyalarının yeni mutasyonlar için zemin oluşturduğu bilindiği halde bu konuda yeni talepler üretilmiyor.

 

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, AB’nin artık COVID 19’u izlemeyi bırakmasını talep etti,  İspanyol emek örgütlerinden “tık” çıkmadı. Oysa İspanya’da COVID günde ortalama 300 emekçinin canını almaya devam ediyor.

 

Pandeminin üçüncü yılında sermayenin aralıksız saldırıları yanında emek örgütlerinin de ihanetine uğrayan emekçiler, cenazelerini kaldırmaya devam ediyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder