Translate

21 Ağustos 2026 Cuma

Yönetim birliği

 


Bu makale, dünyanın ve Sovyetler Birliği'nin ilk Sağlık Bakanı N. A. Semaşko tarafından kaleme alınan ve Moskova'da 1947 yılında SSCB Tıp Bilimleri Akademisi Yayınevi tarafından yayınlanan Sovyet Sağlık Teşkilatının Organizasyon Teorisi Üzerine Denemeler: Sovyet Sağlığının Temel İlkeleri başlıklı kitaptan alınmış, açıklayıcı notlar tarafımızdan eklenmiştir.

Sovyet ekonomisi planlı bir ekonomidir. Özel çıkarların yıkıcı rekabeti, güç ve kaynakların verimsiz harcanması yerine, Sovyet iktidarı tamamen emekçi kitlelerin çıkarlarına tabi, planlı bir temel oluşturmuştur.

Sağlık işlerinde sistem ve plan eksikliği, diğer ekonomik ve kültürel alanlardan daha az değil, belki daha da fazla zararlıdır. Gerçekten de, bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadele, eğer dağınık, uyumsuz ve birleştirilmemiş bir şekilde yürütülürse, nasıl başarıyla sürdürülebilir? Bu yüzden, Sovyet iktidarının daha başından itibaren, hatta Narkomzdrav'ın kuruluşundan önce bile, sağlık işlerine planlı bir temel getirmek, Sovyet iktidarının görevi olmuştur.

Ekim Sosyalist Devrimi'nden kısa bir süre sonra Leningradlı doktor-bolşevikler (1), birleşik bir yönetim merkezi olan Sağlık Halk Komiserliği'ni (Narkomzdrav) kurmayı teklif ettiler. Ancak dahi önder V. I. Lenin bu meselede de kendisine has siyasi bilgeliğini ve ileri görüşlülüğünü gösterdi. O dönemde Narkomzdrav'ın kurulmasını zamanından önce buldu ve şu şartların önceden yerine getirilmesini tavsiye etti:

Öncelikle yerel sağlık organlarının kurulması, böylece Narkomzdrav'ın “ordusuz bir general” durumuna düşmemesi; ilerici doktorları kendi tarafına çekmek, onları sabotajcılardan ve karşı devrimcilerden ayırmak; Sovyet sağlık örgütlenmesi fikrini daha derinden geliştirip propaganda etmek, böylece her işçinin bunu anlayabileceği kadar açık ve net hale getirmek.

Sovyet sağlık sisteminin inşası işte bu Leninist talimatlar doğrultusunda ilerledi. Çeşitli komiserliklerin (İçişleri, Ulaşım vb.) temsilcilerinden oluşan geçici bir organ olan “Tıp Kolejleri Konseyi” kuruldu (2). Bu organın amacı, Halk Komiserlikleri bünyesinde kurulan Sağlık Departmanlarının, sağlık alanındaki çalışmalarını ve planlamasını koordine etmekti.

Tıp biliminin en seçkin temsilcileri, Sovyet iktidarının sağlık ve tıp bilimini “yıkmadığını”, aksine işin kararlı bir şekilde iyileştirilmesi için her türlü çabayı gösterdiğini görünce Sovyet iktidarının ve Sovyet tıbbının safına geçmeye başladılar. Akademisyen Zabolotnıy, Akademisyen Lazarev, Profesör Taraseviç ve diğerleri gibi tanınmış bilim insanları bu sürece katıldı (3).

Yoldaş Lenin'in, bilim insanlarının komünizme hangi yoldan geleceğine dair şu sözleri doğrulandı:

...mühendis komünizme, yeraltı propagandacısı veya edebiyatçı gibi değil, kendi biliminin verileri aracılığıyla gelecektir” (4). Ve ayrıca: “Çünkü onlar, işçi sınıfının yalnızca kültüre değer veren değil, aynı zamanda bunun kitleler arasında yayılmasına yardım eden örgütlü öncü tabakaları öne çıkardığını gördükçe, bize olan tutumlarını değiştiriyorlar” (5).

Yoldaş Lenin’in bir diğer talimatı daha yerine getiriliyordu: Yerellerde, yerel sağlık organlarının inşa edilmesi için ısrarlı bir çalışma yürütülüyordu.

Haziran 1918'de Tüm Rusya Sağlık Departmanları Kongresi (o dönemki adıyla "Sovdep"lerin tıbbi-sıhhi departmanları) toplandığında ve Kongre’de Narkomzdrav'ın örgütlenme ilkeleri ile Sovyet tıbbının temellerine ilişkin raporlar titizlikle tartışıldığında, V. İ. Lenin'in onayıyla Halk Komiserleri Konseyi'ne (SNK) bir kararname taslağı sunuldu. Bu taslak, dünyanın ilk bağımsız ve tam yetkili sağlık bakanlığı olan Narkomzdrav'ın kurulmasını öngörüyordu. Halk Komiserleri Konseyi, 13 Temmuz 1918 tarihinde bu tarihi kararnameyi kabul etti (6).

Tıbbın tek bir çatı altında “birleştirilmesi” sürecinin sonraki niteliğini de belirtmek gerekir. Bu süreç sadece bir “emir” yoluyla değil (her ne kadar Halk Komiserleri Konseyi kararnamesi buna yetki verse de), aynı zamanda bu birleşmenin hizmet verilen halkın çıkarına olduğunu kanıtlayan bir “gösterme” yöntemiyle ilerledi.

O dönemde son derece zayıf, bağımsız bir örgüt olan askeri-sıhhi departman bile Narkomzdrav'ın bünyesine dahil edildi. Çünkü Narkomzdrav'ın nispeten güçlü tabanına dayanarak Kızıl Ordu'ya daha iyi hizmet verebilirdi.

Narkomzdrav tarihi boyunca “ne pahasına olursa olsun birleşme” fikri hiçbir zaman bir tabu (fetiş) haline getirilmedi, konuya asla şekilci yaklaşılmadı (7). Salus populi (Halkın çıkarı/sağlığı) her zaman suprema lex (en üstün kanun) oldu. Bu ilke günümüze kadar da korunmuştur. Gelişen ve karmaşıklaşan ekonomik inşa süreci, tıbbi endüstrinin Sağlık Bakanlığı'ndan ayrılmasını zorunlu kıldığında, Sovyet hükumeti bağımsız bir Tıbbi Endüstri Bakanlığı kurdu (8).

Sağlık işlerinde planlama ilkesi kesinlikle gereklidir. Bu işi planlı bir şekilde yürütmek için, tüm sağlık işlerini idare edecek tam yetkili bir organa ihtiyaç vardır. Antiepidemik (9) ve diğer tedbirlerin uygulanmasındaki planlama ilkesi ve tüm sağlık işlerinin yönetim birliği, geçmişteki Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında Sovyet nüfusunun epidemik refahı için verilen mücadelede devasa bir rol oynamıştır.

Bilimin en iyi temsilcileri, sağlık işleri için yönetim birliğinin önemini çok önceden, çok iyi anlamışlardı. Henüz 1901 yılında Prof. Mirman (10), "Hygiène" dergisinde şöyle yazıyordu:

Prefekt (11) sık sık halk sağlığıyla ilgilenir ve faydalı olmak ister. Hükumetten destek ararken, Paris'teki bütün Bakanlıkları dolaşmalı ve bir düzine yönetim müdürüyle görüşmelidir. Bu çileli yollarda yönünü şaşırmamak ve durmamak için büyük bir kararlılık gereklidir”.

Mirman devamla şöyle diyor:

Bu durum özellikle tüberküloz ve alkolizm gibi toplumsal hastalıklarla mücadele için geçerlidir. Tüberkülozla mücadele hangi bakanlık departmanında hazırlanabilir, başlatılabilir ve yürütülebilir?

Bu mücadele artık Çalışma Bakanlığı'na (ucuz konutlar, sigorta, atölye ve fabrika hijyeni), Tarım Bakanlığı'na (beslenme hijyeni ve süt denetimi), İçişleri Bakanlığı'na (yerel yönetimler için sıhhi talimatlar ve dezenfeksiyon), Eğitim Bakanlığı'na (okul tıbbi denetimi) bağlıdır. Hükumete, halkı en ezeli düşmanından korumak için almayı niyetlendiği önlemler hakkında bir soru yöneltildiğinde, (ordu, donanma ve sömürgeler hariç) dört bakan tartışmalara katılmak zorunda kalacaktır.

Kısacası, hijyen departmanları farklı bakanlıklar ve yönetimler arasında parçalandığında, hükumet içinde hijyenden ve halk sağlığından sorumlu kimse kalmamaktadır. Belirtilen bir Halk Sağlığı Bakanlığı'nın örgütlenmesi, bu kaosa ve rastgeleliğe bir son verecektir”.

Ancak kapitalizmde böyle uçuşlar için kanatlar kesilmiştir. Gördüğümüz gibi, “yönetim aparatı” ancak güçlü bir devlet örgütüne dayanıyorsa güçlü olabilir, aksi takdirde “ordusuz bir general” olur. Ve kapitalist ülkelerde böyle güçlü bir devlet sağlık örgütü yoktur.

Bu sorunu tamamen, yalnızca Sovyet iktidarı çözmüştür: Birleşik, sıkı bir şekilde düşünülmüş, planlı ilkeler üzerine kurulmuş bir devlet, toplum sağlığı koruma örgütü yaratmış ve bunun başına güçlü bir yönetim merkezi getirmiştir.



AÇIKLAYICI NOTLAR


1. Leningrad’ın devrim sırasında ismi Petrograd’dı. Petrograd İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti’nin Askeri Devrimci Komite’si, Dr. Mikhail Ivanovich Barsukov’u (1890 – 1974) Kızıl Muhafızlara sağlık hizmeti sunacak bir Sağlık Birimi oluşturmakla görevlendirmişti. Sağlık Birimi devrimden sonra, devrime sempati duyan hekimleri ve sağlık emekçilerini bir araya getirmek ve sağlık hizmetlerini yeniden örgütlemekle görevlendirildi.

2. Tıp Kolejleri Konseyi bazı kaynaklarda Sağlık İdareleri Konseyi olarak geçer. 24 Ocak (6 Şubat) 1918’de Halk Komiserlikleri bünyesinde oluşturulan Sağlık İdareleri bir araya getirilerek, ülkedeki en yüksek sağlık organı olan Sağlık İdareleri Konseyi oluşturuldu ve başkanlığına Dr. Aleksandr Nikolayeviç Vinokurov (1869–1944), başkan yardımcılıklarına Dr. Vera Mikhailovna Velichkina (Bonch-Bruyevich) ve Dr. Mikhail Ivanoviç Barsukov getirildi. Konsey, Cumhuriyetin en yüksek tıp organıydı.

3. Danilo Kırilov Zabolotnıy (1866–1929) Epidemiyolog, dünyadaki ilk epidemiyoloji araştırma departmanını kurdu. Pyotr Petrovich Lazarev (1878–1942), Biyofizikçi, Moskova Fizik ve Biyofizik Enstitüsü’nü kurdu. Lev Aleksandrovich Tarasevich (1868–1927), İmmunolog, epidemiyolog, Devlet Tıbbi ve Biyolojik Ürünler Standardizasyon ve Kontrol Enstitüsü’nü kurdu.

4. Lenin’in, 22 Şubat 1921 tarihinde Pravda gazetesinde yayınlanan “Bütüncül Ekonomik Plan” başlıklı yazısından. Tümcenin tamamı:

Görev, onlardan öğrenmek ve mühendisin komünizme giden yolunun yeraltı propagandacısı ve yazarın yolundan farklı olduğunu, mühendisin kendi biliminin kanıtlarıyla yönlendirildiğini, dolayısıyla ziraat mühendisinin, ormancılık uzmanının vb. her birinin komünizme doğru izleyeceği kendi yolunun olduğunu her zaman akılda tutarak, kendi alanlarındaki başarıları temelinde dünya görüşlerini genişletmelerine yardımcı olmaktır”.

5. Lenin’in 18 - 23 Mart 1919 tarihleri arasında düzenlenen 8. Parti Kongresi çerçevesinde, 19 Mart 1919’da “Parti Programı Hakkında Rapor” başlıklı konuşmasından. Tümce şu bağlamda geçmektedir:

İşçi sınıfının sadece kültüre değer vermekle kalmayıp aynı zamanda onu halka aktarmaya da yardımcı olan örgütlü ve gelişmiş kesimleri desteklediğini gördükçe, bize karşı tutumları değişiyor. Bir doktor, proletaryanın işçi sınıfını salgınlarla mücadelede bağımsız faaliyete teşvik ettiğini gördüğünde, bize karşı tutumu tamamen değişir. Bizde bu tür burjuva doktorlar, mühendisler, ziraat mühendisleri ve kooperatifçilerden oluşan büyük bir kesim var ve pratikte proletaryanın bu davaya giderek daha fazla insanı kattığını gördüklerinde, sadece siyasi olarak burjuvaziden kopmakla kalmayacak, ahlaki olarak da fethedileceklerdir. O zaman işimiz kolaylaşacak”.

6. Burada baskı hatası olabilir. Yazının girişine koyduğumuz fotoğrafta görülebileceği gibi Kararname 11 Temmuz 1918 tarihinde imzalanıyor ve 18 Temmuz 1918’de yürürlüğe giriyor.

7. Semaşko, bu oldukça “nazik” konuyu geçiştiriyor. Semaşko’nun hayali ve işin doğrusu ülkedeki “bütün” sağlık kurumlarının tek bir çatı altında toplanması ve yönetimidir. Ancak başta Savunma Bakanlığı (Kızıl Ordu Askeri Sağlık Birimi), Ulaştırma Bakanlığı (Demiryolları Sağlık Teşkilatı) ve Çalışma Bakanlığı (madenler ve büyük fabrikalarda örgütlenmiş sağlık kuruluşları) olmak üzere çeşitli bakanlıklar “kendi” sağlık kurumlarını Sağlık Bakanlığı’na devretmek istemiyor ve bu konuda bakanlıklar arasında çatışmalar yaşanıyor.

Savunma Bakanlığı Silahlı Kuvvetler İkmal Başkanlığı’na bağlı olan Merkezi Askeri Tıp İdaresi, 1918 yılında Semaşko’nun ısrarı ile Sağlık Halk Komiserliği’ne (Narkomzdrav) bağımsız bir bölüm olarak bağlanmışsa da, askeri tıp hizmeti 1930’larda tamamen askeri hiyerarşi içine alınıyor ve Savunma Bakanlığı’nın (önceki adıyla Halk Askeri ve Deniz İşleri Komiserliği vb.) parçası oluyor.

Aynı şekilde 1918’de Sağlık Bakanlığı’na bağlanan Demiryolları Sağlık Teşkilatı da, 28 Nisan 1931 tarihli SSCB Halk Komiserleri Konseyi (Sovnarkom) kararıyla Demiryolları Mediko-saniter Örgütlenmesi olarak genel sağlık sistemi dışına çıkarılarak Ulaştırma Bakanlığı’na bağlanıyor.

Semaşko 1930 yılı başında Sağlık Bakanlığı görevinden ayrıldıktan sonra gerçekleştirilen bu operasyonlarla Sovyetler Birliği’nde sağlık hizmetlerinde “çok-başlı” bir yapı ortaya çıkıyor.

8. Burada da Semaşko, aşağıdaki paragraflar okunduğunda daha iyi anlaşılan birazcık “kinaye” yapıyor. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra Rusya’daki tıbbi endüstri “devletleştirildiğinde”, doğrudan Sağlık Bakanlığı’na bağlandı. 1918 ortasından 1919 sonuna kadar Rusya’da kimya ve farmakoloji fabrikaları ve tıbbi üretim tesisleri ulusallaştırıldı. 28 Aralık 1918’de Halk Komiserleri Konseyi (Sovnarkom) “Eczanelerin Ulusallaştırılması Hakkında” kararnameyle, özel eczaneleri ve eczane işletmelerini devlet mülkiyetine geçirmiş, yönetim Halk Sağlık Komiserliği’nin (Narkomzdrav) Farmasötik Bölümü’ne verilmişti. Yeni Ekonomik Politika (NEP) döneminde bazı özel ve kiralık eczanelere izin verildiyse de, ancak 1920’lerin ortasına doğru (yaklaşık 1925) bunlar da yeniden tamamen devlet mülkiyetine alındı.

14 Haziran 1946’da Sovyet hükümeti, Semaşko’nun bahsettiği bağımsız Tıbbi Endüstri Bakanlığı’nı (Minmedprom) örgütleyerek, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kimya-farmakoloji, tıbbi alet ve protez sanayi işletmelerini yeni bakanlığa devretti. Bu da sağlık hizmetinin tek elde toplanmasını öngören, sağlıktaki çok-başlılığı daha da arttıran toplumcu tıp anlayışına aykırı bir uygulamaydı. Ancak Sovyet hükumeti bu hatasından kısa sürede dönüp, 1 Mart 1948’de Tıbbi Endüstri Bakanlığı’nı lağvederek, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Tıbbi Endüstri Ana Müdürlüğü’ne dönüştürdü.

Maalesef yirmi yıl kadar sonra hata yinelendi ve Tıbbi Endüstri Bakanlığı yeniden bağımsız bir bakanlık olarak 25 Nisan 1967’de tekrar kuruldu. 21 Kasım 1985’te Tıbbi ve Mikrobiyoloji Endüstrisi Bakanlığı’na dönüştürüldü. 27 Haziran 1989’da tekrar Tıbbi Endüstri Bakanlığı adıyla yeniden örgütlendi.

9. Anti-epidemik tedbirler: Salgın hastalıklarla mücadelede alınan tedbirler.

10. Léon Mirman (1865 – 1928), Fransa'da 20. yüzyılın başlarında Kamu Sağlığı, Yardım ve Hijyen İdaresi'nin (Direction de l'Assistance et de l'Hygiène Publiques) yöneticisi olan tanınmış bir bürokrat ve yetkilidir. Dönemin önemli sağlık yayınlarından biri olan Revue d'hygiène et de police sanitaire (daha sonraki adıyla Revue d'hygiène) dergisinde makaleleri yayımlanmış, halk sağlığı politikaları, belediye hijyen büroları ve koruyucu hekimlik üzerine devrimci bir yaklaşım sergilemiştir.

11. Prefekt, Latince praefectus kelimesinden gelen ve genel anlamda idari bir bölgenin veya kurumun yöneticisi, başkanı ya da devlet temsilcisi olan yüksek rütbeli görevlilere verilen unvandır. Yazı bağlamında devletin bir il veya bölgedeki (departman) resmi temsilcisi, yani vali benzeri idari yöneticisidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder