Kerala Başbakanı Pinarayi Vijayan, 1 Kasım 2025'de Kerala eyaletini “aşırı yoksulluktan arındırılmış” bölge ilan etti. Kerala hedefine beklenenden bir yıl önce ulaştı. Böylece Kerala eyaleti Dünya Bankası verilerine göre yeryüzünde Moldova, Vietnam, Kırgızistan ve Çin'den sonra aşırı yoksulluğu resmen ortadan kaldıran beşinci bölge oldu.
Sağlığın ve hastalığın en önemli sosyal belirleyicisi, işçi sınıfının bilinç ve örgütlülük düzeyidir.
12 Aralık 2025 Cuma
6 Nisan 2025 Pazar
Liberal ideolojinin gıda güvenliliği ile imtihanı
Türkiye'nin ezelden beri çözemediği ve 21. yüzyılın ilk çeyreğini tamamlamak üzere olduğumuz günlerde hala manşetlere çıkmaya devam eden “gıda güvenliliği” sorunu, sermaye medyasının dahi görmezden gelemeyeceği boyutlardadır.
Kocaeli – Körfez'de 648 kişinin yedikleri tavuk döner nedeniyle hastanelik olmaları, sözcüğün tam anlamıyla bir skandaldır. Hürriyet gazetesinden Fulya Soybaş da rezaleti görmezden gelememiş ve köşesinde “Önce kumpir şimdi tavuk... Neden sürekli zehirleniyoruz” başlıklı bir yazı kaleme almış.
Soybaş'ın yazısı liberal ideolojinin gıda güvenliliği karşısında düştüğü aczin, çaresizliğin bir ifadesi. Soybaş son yıllarda medyaya yansıyan gıda zehirlenmesi skandallarını sıraladıktan sonra soruyor: “... isimler, şehirler değişiyor ancak yaşananlar pek de değişmiyor. Yediğimiz yemekten hastalanmak ya da ölmek kaderimiz mi peki? Nerede yanlış yapıyoruz”?
22 Aralık 2024 Pazar
Neden sokak hayvanlarına acıyan vicdanlar, asgari ücretli çocuklarına suskun?
Başlığın çok provokatif olduğunun farkındayım, fakat başka türlü nasıl ifade edilebilir bilemedim. Sokak hayvanları için mücadele edenlerin sayısı, asgari ücretlilerin geceleri yatağa aç giren çocuklarına duyarlı olanlarla kıyaslanınca durum apaçık görülüyor. Elbette sokak hayvanları konusunda duyarlı olunmalı. İnsanların sokak hayvanları için çaba göstermesi çok takdir edilesi. Benim sorum, neden geceleri yatağa aç giren milyonlarca çocuk için de benzer bir duyarlılık gösterilmediği.
21 Ocak 2024 Pazar
Türkiye'de 1940'lı yıllarda Toplumcu Tıp kitabına Önsöz
ÖNSÖZ
İkinci Emperyalistler-arası Paylaşım Savaşı yıllarında iki toplumcu hekim, Dr. M. Hulusi Dosdoğru ve Dr. Sâbire Dosdoğru, Türkiye’de toplumcu tıp düşüncesine ses oldular ve ülkemizde sağlık sorunlarına “toplumcu” yaklaşımın ilk örneklerini sundular.
Dr. Sâbire Dosdoğru, Tan Gazetesi’nde yayınlanan bir yazısında toplumcu tıbbın kurucusu Friedrich Engels’e atıf yaparken, Dr. M. Hulusi Dosdoğru da Sendika Gazetesi’nde yayınlanan bir makalesinde, yirminci yüzyılın ilk yıllarında toplumcu tıp düşüncesinin Avrupa’da yayılmasını sağlayan Dr. Alfred Grotjahn’dan alıntı yapıyordu.
22 Ağustos 2022 Pazartesi
Emekçi halkın sağlığı ve akademisyenler
Komünist Manifesto’nun başlangıcında yer alan “Burjuvalar ve Proleterler” bölümü, “Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf mücadeleleri tarihidir" tümcesiyle başlar. Buradan hareketle komünistler karşılaştıkları bütün toplumsal olayları ve olguları “sınıf mücadelesi” içinde anlamaya ve anlamlandırmaya çalışırlar.
14 Kasım 2021 Pazar
Paran yoksa şeker hastası olmayacaksın
Birilerinin insanların hastalıkları
üzerinden kazanç sağlamasına izin verilen bir düzende, ancak paranız kadar
sağlık hizmeti alabilirsiniz. Bu durum şeker hastalığı gibi etiyolojisinde
yaşam tarzının büyük rol oynadığı hastalıklar için daha da belirgindir.
Dünya Diyabet Günü’nden birkaç gün önce Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan “100 yıllık sözü tutmak: insüline erişimi evrensel kılmak” başlıklı rapor, bugün dünyada insüline gereksinim duyan en az 30 milyon insanın, kapitalist ilaç şirketleri tarafından üretilen ve pazarlanan insüline “bedelini ödeyemedikleri” için erişemediklerini anlatıyor.
11 Haziran 2021 Cuma
Solun ve aydınların halktan kopukluğu
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı
Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında “Şimdi bakıyorsunuz sözde siyasi
parti genel başkanı olarak konuşanlara, neymiş millet açmış” sözleri, üzerinde
çok tartışılması gereken sözler.
Bu sözlerden Cumhurbaşkanı’nın milletin “aç” olmadığını düşündüğünü veya savunduğunu anlıyoruz. Fakat diğer yandan muhalefet partileri, meslek örgütleri, sendikalar ve konunun uzmanı bilim insanları Türkiye’de yaşayan insanların önemli bir bölümünün “aç” olduğunu iddia ediyor. Peki, gerçek nerede?
27 Mayıs 2021 Perşembe
Günü kurtarmanın ferahlığı
Türkiye yıllardır aklınıza gelen her
konuda “günü kurtararak” yoluna devam etmeye çalışıyor.
Hiçbir sorununu çözmüyor, fakat erteliyor. Hatta kapıya gelmiş bir sorunun ertelenebilmesi, örneğin bir kartın borcunun, başka bir kartla borç alınarak ödenebilmesi dahi büyük bir beceri ve başarı olarak görülüyor.
14 Aralık 2020 Pazartesi
Küba'da bir dönemin sonu
Küba’da “ücret reformu” Aralık ayının son haftasında, yeni mali yıla girilmeden hemen önce yürürlüğe giriyor. Adada 1994 yılından beri süregelen “ikili” para sisteminde de son veriliyor.
11 Aralık 2020 Cuma
Ekonomi, politika ve sağlık
Ekonomi, politika ve sağlık arasında
çok güçlü ilişkiler vardır. Birçok bilimsel araştırmada bir ülkede yaşayan insanların
sağlık düzeyi ile iktidardaki partinin politik eğilimi ve ekonomik gelişmişlik
düzeyi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur.
Bu durum ülkeler içinde yaşayan “bireyler”
için de geçerlidir. İngiltere’de yapılan Whitehall çalışmaları, bireylerin
sosyoekonomik düzeyleri ile sağlık durumları arasındaki ilişkiyi çok açık
biçimde ortaya koymuştur.
Hafta içinde yayınlanan “Asgariücret ve sağlık” başlıklı makalemizde MetroPoll şirketi tarafından yapılan bir anketin sonuçlarından bahsetmiştik. Ankete katılanların yüzde 53’ü “şu andaki gelirinizle ilgili durumu birazdan okuyacağım ifadelerden hangisi daha iyi açıklar” sorusuna, “sadece beslenme/barınma gibi temel ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum” yanıtını vermişlerdi. Bu yazımızda ankete daha yakından bakmak istiyoruz.
10 Aralık 2020 Perşembe
Asgari ücret ve sağlık
2021 yılının asgari ücretini
belirleyecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri veya daha doğru
bir ifadeyle geleneksel yıllık Sendika - Patron - Devlet “ortaoyunu” şöleni 4
Aralık'ta başladı. Komisyon’un görevi, Aralık ayı boyunca işçileri ve
emekçileri aslında sermaye tarafından çoktan belirlenmiş olan asgari ücreti kabullenmeye
hazırlamak ve süreci meşru göstermeye çalışmak.
15 Ekim 2020 Perşembe
Türkiye’de bir zamanlar okul sağlığı hizmeti de varmış
Dünyada “okul sağlığı” çabalarının
tarihi 20. yüzyılın başlarına dayanır. Tarihteki ilk Okul Sağlığı Kongresi, Almanya’da
1904 yılında toplanmıştır. Bu kongrede ağırlıklı olarak okulların fiziksel
koşulları sağlık yönünden değerlendirilmiştir. Daha sonraki kongrelerde okul sağlığının
farklı boyutları ele alınmıştır.
Okul sağlığı hizmetleri 1917 Ekim
Devrimi sonrasında kapitalist ülkelerde olduğundan çok daha kapsamlı bir
anlayışla ele alınmış ve yine kapitalist ülkelerden farklı olarak “ayrı” bir
okul sağlığı örgütlenmesi yerine, ülkenin genel sağlık örgütlenmesinin bir
parçası olarak değerlendirilmiştir.
Osmanlı döneminde ilk okul sağlığı çalışmaları ise İkinci Meşrutiyet dönemi Maarif (Eğitim) Bakanı Emrullah Efendi tarafından başlatılmıştır. İttihat ve Terakki (Birlik ve İlerleme) Cemiyeti’nin önemli isimlerinden biri olan Emrullah Efendi, Eğitim Bakanı olarak görev yaptığı 1910 – 1912 yılları arasında okul sağlığı çalışmalarının temelini atmıştır.















